Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9031 E. 2007/13034 K. 06.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9031
KARAR NO : 2007/13034
KARAR TARİHİ : 06.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı avukatlarla 12.10.2003 tarihli vekalet ücretini de kapsayan protokol yaptıklarını, protokole göre 15.5.2001 tanzim, 15.8.2001 vadeli 100.000.000.000 TL bedelli borçluları dava dışı 3. kişiler olan bononun davalılara tahsil edilmek üzere verildiğini, bono tahsilinde 75000 YTL’nin tarafına ödeneceği kalan miktarın davalılara vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bononun davalılara teslim edildiğini, davalıların bonoyu dava dışı … … adına tahsile koydukları halde protokolden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, protokolden doğan alacağının tahsilini istemiştir.
Davalılar davacı ile aralarında vekalet ilişkisi bulunmadığını, dava dışı müvekkilleri … …’ın senetten doğan alacağının tahsili için davacı elinde olan senedi davacıdan teslim alınırken ilgili porotokolü tanzim ettiklerini, bono ile davacının bir ilgisi bulunmadığını, savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkeemce davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava tahsil için davalılara teslim edilen bononun iadesine mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 12.10.2001 tarihli “protokol” başlıklı belgede aynen “15.05.2001 tanzim 15.8.2001 vade tarihli yüzmilyar TL bedelli bono senedi borçlular …, … ve … …’dan tahsil edilmek üzere 2007/9031-13034
avukat … … vekili avukat … …’a teslim edilmiştir. Bono bedeli tahsil edildikten sonra, yetmişbeş milyar TL tarafıma ödenecektir. Bu para tarafıma ödendiğinde başkaca avukatından hak ve alacak talep etmeyeceğim. Avukata ödenecek vekalet ücreti tahsilattan karşılanacaktır. Masraflar avukat tarafından karşılanacak.” şeklinde kararlaştırma yapılmıştır.
Borçluları dava dışı …, …, … … ve lehtarı … … olan 15.05.2001 keşide tarihli senet zilyetliğinin davacı tarfından tahsil amacıyla davalılara devredildiği açık olup, avukat olan davalıların protokol içeriğini bilmediklerinden söz edilemez. Her ne kadar, davacı söz konusu senette lehdar değil ise de, senedin zilyedi olduğu açıktır. Porotokolde senedin tahsil için verildiği ve tahsil edilen paranın 75.000 YTL sinin davacıya verileceği ve bakiyesinin avukatlık ücreti olarak davalılarda kalacağı belirtilmiş olup, davacının başkaca bir taahhüdü de bulunmamaktadır. Aldıkları senetle ilgili Hukuki durumu en iyi bilebilecek durumda olan davalıların şayet infaz kabiliyeti olmadığı takdirde ve başkaca hukuki imkansızlıklar yoksa davacıya iade etmeleri gerekir. Kaldı ki, 15.05.2001 keşide tarihli senedin daha sonra icra takibine konu edildiği dosya kapsamında analaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalıların sorumluluğunun 12.10.2003 tarihli porotokol çerçevesinde değerlendirilip tartışılması, davalıların sözleşmeden kaynaklanan hukuki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerinin belirlenmesi ve söz konusu senedin akibetinin araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, 12.10.2003 tarihli protokol hükümleri gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 7.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.