Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9068 E. 2007/11227 K. 01.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9068
KARAR NO : 2007/11227
KARAR TARİHİ : 01.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 29.10.1969 tarihli sözleşme ile davalıdan satın aldığı taşınmazın 1994 yılında başkasına satıldığını öğrenince açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasında, tescil talebinin reddedildiğini, taşınmaza dikmiş olduğu ağaçlar ile ilgili tazminat talebinin ise kabul edildiğini, ancak taşınmazın değeri kadar zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000.000.000 TL’nin faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının ödediği miktarın dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığı olan 1.782,91 YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında bulunan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-29.10.1969 tarihli taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmaza ilişkin kadastro tesbitinin, 20.4.1955 tarihinde kesinleştiği, Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile anlaşılmış olup, satış tarihi itibariyle tapulu olan taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK.706, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri) O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç
doğurmaz. Bu durumda taraflar sadece verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Hukuken geçersiz sözleşmeler, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı gereğince satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması gereklidir.
Somut olayda davacı tarafından satış bedeli olarak davalıya ödenen bedelin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığının ödetilmesine karar verilmişse de, davacının, daha önce … Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu 194/869 E. 1996/171 K. sayılı tapu iptal ve tescil davasının 12.3.1996 tarihinde reddedildiği, 18.5.1998 tarihinde de kesinleştiği göz önüne alındığında, ödenen bedelin edimin ifasının imkansız hale geldiği tapu iptal tescil davasının kesinleştiği 18.5.1998 tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücü karşılığının tesbit edilerek bu miktarın ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus gözardı edilerek ödenen bedelin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücü karşılığının tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı, açmış olduğu davada 10.000.000.000 TL’nin ödetilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın 1.782,91 YTL’lik kısmının kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiş olup, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı yararına 986,16 YTL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalı yararına maktu ücreti vekalete hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 0.90 YTL kalan harcın davacıdan alınmasına, 1.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.