YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9157
KARAR NO : 2007/14189
KARAR TARİHİ : 27.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar ile aralarında 19.03.1999 tarihinde düzenlenen protokol gereğince adına kayıtlı taşınmazı davalılardan …’ya devrettiğini, ancak davalıların protokol gereğince vermeleri gereken daireleri vermediklerini, bu alacağının tahsili için başlattığı icra takibine de haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …; davalıya borcu olmadığını, protokolde belirtilen taşınmazı davacıdan tapuda devraldığını, bu taşınmaz bedeline ilişkin borcunu davacının kendisine olan borcuna mahsup ettiklerini, talep edilen bedelin diğer davalının borcu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı … yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, protokole bağlı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar ve dava dışı … … tarafından imzalanan 19.03.1999 tarihli protokolün birinci maddesinde, davacının ½ maliki bulunduğu taşınmazın bu hissesinin davalı …’ya devredileceği öngörülmüş, devamı maddelerde ise kararlaştırılan 600.000 dolar satış bedelinin nasıl ödeneceği düzenlenmiştir. Haricen düzenlenmiş olan bu sözleşme taşınmaz satışına ilişkin olup resmi şekilde düzenlenmediğinden geçersiz ise de; dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde 24.03.1999 tarihinde davacı tapuda devir işlemini gerçekleştirerek, hissesini davalı …’ya devrettiğine göre sözleşme geçerli hale gelmiştir.
Davacı sözleşmenin 4. ve 7. maddeleri gereğince davalılar tarafından 180.000 dolar karşılığı kendisine verilecek dört adet dairenin verilmediğini iddia ederek işlemiş faiz ile birlikte alacağının tahsili için icra takibi başlatmıştır. Mahkemece, dava konusu protokolün kaynağı belli olmayan bir borcun tasfiyesine ilişkin olduğu, böylesi meblağı yüksek bir borcun kuşkuya yer bırakmayacak yasal, geçerli, kabul edilebilir bir belge ile ispatlanması gerektiği, davacının da başka delil sunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bir davada delilleri sunmak tarafların, bu delilleri yorumlamak hakimin görevidir. Davacının ibraz ettiği protokol yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz satımına ilişkin olup bedelin nasıl ödeneceği bu protokolde düzenlenmiştir. Davalılarda icra takibine itirazlarında ve yargılama sırasında protokoldeki imzalarına ve taşınmaz devrine itiraz etmemişlerdir. Öyle ise protokolde öngörülen borcun ödendiğini ispat külfeti davalılardadır. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.