Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9332 E. 2007/13868 K. 20.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9332
KARAR NO : 2007/13868
KARAR TARİHİ : 20.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı … gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı banka ile aralarında 8.5.1996 tarihinde düzenledikleri hukuk müşavirliği sözleşmesi gereğince davalının İskenderun, … , …, … , …, …, … ve … Şubelerinin üçüncü kişilerden olan alacaklarının tahsili amacıyla çeşitli icra dosyalarıyla davalıya vekaleten takipler başlattığını, bu takipler devam ederken davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, aralarındaki sözleşme gereğince davalının kendisine başlatılan bu takipler nedeniyle %4 oranında teşvik primi ödemesi gerektiği gibi, karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücretini de ödemesi gerektiğini,bu nedenle davalıdan tahmini olarak 568.860.304.000 Tl. alacaklı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 63.000.000.000 Tl.nın 8.3.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini istemiş, birleşen davasında da şimdilik 400.294.110.600 Tl.nın 8.3.2000 gününden itibaren faiziyle tahsilini istemiş bilahare verdiği 2.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de bu alacakların toplamı olan 674.602.944.900 Tl.nın 30.8.2000 gününden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
2007/9332-13868
Davalı, davacının icra dosyalarından tahsil ettiği paraları tam olarak teslim etmediğini, uhtesinde tuttuğunu, gösterdiği bazı masraflar için belge sunmadığını, bir aracın deposunun alamayacağı kadar benzin faturaları sunduğunu, Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan itirazın iptali davasında mahkemenin lehlerine 66.000.000.000 Tl. icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken 66.000.000 Tl. na hükmettiğini, davacı vekilin kararı bu yönüyle temyiz etmediğini, anlaşmalı oldukları otele hayat kadını getirdiğini, görevini ihmal edip, kötüye kullandığı ve zimmetine para geçirdiği müfettiş raporlarıyla da sabit olduğunu azlin haklı bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,dosyadaki belgeler ve bilirkişi raporu da esas alınmak suretiyle davanın kabulüne talep edilen 463.294.111.600 Tl.na 20.8.2000 tarihinden bakiye 211.308.834.300 Tl. na da ıslah tarihi olan 2.12.2004 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, tarafların temyizi ve davalının karar düzeltme istemi sonucu Dairemizce bozulmuş;mahkemece,bozma ilamına uyulduktan sonra bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve bu rapor benimsenmek suretiyle toplam 385.898.91 YTL üzerinden davanın kabulune,bu paranın 63.000 YTL ne 9.10.2000,bakiyesine de birleşen davanın açıldığı 23.5.2002 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş;hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre tarafların yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Dairemizin 12.7.2005 tarihli bozma kararı öncesinde mahkemenin 23.12.2004 tarihinde verdiği ilk kararına esas aldığı 30.11.2004 günlü bilirkişi raporu ile 209 adet icra takip dosyasına ait takip talepnamesinin incelemesi ve hesaplaması yapılmış,davacı bu yönü temyiz sebebi yapmamış ve böylece davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur.4.11.2006 tarihli son raporda ise davalının usuli kazanılmış hakkını bertaraf edecek şekilde 214 adet icra takip dosyası yönünden inceleme ve hesaplama yapılmış olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece uyulan Dairemizin 12.7.2005 tarih ve 3658/11981 sayılı bozma ilamında özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davaya konu edilen icra dosyaları getirtilmeden,davacının sunduğu takip talepnameleri ve bu talepnamelerde gösterilen miktarlar esas alınmak suretiyle hazırlandığı,davalının savunma ve delillerine yer verilmediği,
ibraz edilen tahsilat ve ödeme makbuzlarının incelenip, değerlendirmeye tabi tutulmadığı,davalı bankanın hangi şubesi için hangi takip dosyası ile ne miktar alacak yönünden takip başlattığı,talep edilen miktarlarla icra takiplerine konu miktarların örtüşüp örtüşmediği ve talebin aşılıp aşılmadığının açıklığa kavuşturulmadığı,raporun yetersiz ve hükme elverişsiz olduğuna vurgu yapıldıktan sonra, davaya konu edilen tüm icra dosyalarının getirtilmesi,gerektiğinde … bu davaya konu edilen 8 ayrı banka şubesinin defter ve kayıtları üzerinde içerisinde muhasebecinin de bulunduğu bilirkişi kurulu aracılığı ile İnceleme ve araştırma yapılması, sözleşme ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kapsamında,azil tarihi itibarı ile davacının sözleşmeden doğan alacağı ve karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti alacağının belirlenmesi, belirlenen bu miktardan varsa davalıdan ve karşı taraftan tahsil edilen paraların mahsubu yapıldıktan sonra bakiyesine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; davalının karar düzeltme talebi istemi sonucunda da Dairemiz 12.12.2005 tarih 14123/18448 sayılı ilamının iki numaralı bendi ile davacının sonuçlandırdığı, karşı taraftan azil tarihine kadar tahsil ettiği veya tahsil etmiş sayılabilecek takip dosyaları yönünden karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti alacağı yönünden talepte bulunabileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yalnızca icra dosyalarının mahallinden getirtilmesi ve bu dosyalar üzerinde inceleme yapılmasıyla yetinilmiş,davacının delil olarakta dayandığı davalı bankanın 8 ayrı şubesinin defter ve kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi tarafların delil olarak sundukları makbuz ve ödeme belgeleri üzerinde de herhangi bir inceleme ve araştırma da yapılmamıştır.Diğer taraftan celp edilen icra dosyalarının incelenmesinden bir çok takip dosyasının davacının azlinden önce takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı ve azil tarihi itibarıyle bu dosyaların büyük bir çoğunluğunda karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinin tahsil edilmediği ve tahsil edilebilir aşamada bulunmadığı halde bilirkişilerce hazırlanan ve mahkemece itibar edilen4.11.2006 tarihli raporda anılan icra dosyalarının tamamı yönünden Dairemiz bozma ilamına yanlış anlam vermek suretiyle bu bedellerin ’’tahsili mümkün’’yada ’’avukat çalışmış’’şerhi düşülmek suretiyle vekalet ücreti hesabı yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki,davacının azlinden önce işlemden kaldırılan yada onun ihmali neticesinde tahsilatın geciktiği veya yapılamadığı takip dosyaları yönünden davacı vekalet ücreti adı altında hiçbir ücret isteyemeyeceği gibi,,karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti yönünden de azil tarihi itibarıyle tahsil edilmeyen
2007/9332-13868
veya tahsil edilebilirlik aşamasına gelmeyen takip dosyaları yönünden de talepte bulunamaz.Diğer taraftan davacı,davalı vekili olarak aynı alacak nedeniyle değişik şahıslara karşı ayrı ayrı birden fazla(ipoteğin veya rehnin paraya çevrilmesi,adi takip veya kambiyo hukuna dayalı takip gibi) takip başlatmışsa aynı alacak nedeniyle birden fazla vekalet ücretine hükmedilmeyeceği de gözden uzak tutulmamalıdır.Hal böyle olunca mahkemece,8 ayrı banka şubesinin icra dosyaları,içerisinde uzman bir muhasebecinin de bulunduğu bilirkişi kurulu aracılığıyla ayrı ayrı yukarıda açıklanan ve bozma ilamında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 8.5.1996 tarihli sözleşme ve bu sözleşmenin (2) bendindeki davacıya ’’tahsil edilen paralardan %4 teşvik primi adı altında vekalet ücreti ödeneceği’’ hükmü de gözetilmek suretiyle titizlikle her bir takip dosyası incelemeye tabi tutulmalı, her bir banka şubesinden davacının talep edebileceği vekalet ücreti alacağı ile karşı tarafa yükletilmesi gereken vekalet ücreti alacağından tahsil edilmiş veya tahsil aşamasına gelmiş alacak miktarları belirlenmeli, bundan sonra tarafların sundukları ödeme belgeleri ve serbest meslek makbuzları da göz önünde bulundurmak suretiyle banka şubelerinin defter ve kayıtları incelenmeli,her bir icra dosyası için varsa ödenen meblağ tespit edilerek hak edilen vekalet ücretinden düşülmeli, sonucuna uygun bir karar verilmelidir.bu yönler gözetilmeksizin bozma ilamına uygun olmayan yetersiz bilirkişi kurulu raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-Mahkemenin hükümle birlikte davacının fazla yatırdığı harcın iadesine karar vermemiş olması, kabul şekli bakımından doğru değildir bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddinde, temyiz olunan kararın ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedele davalı,dördüncü bentte açıklanan nedenle de davacı yararına BOZULMASINA, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.