Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9335 E. 2007/14513 K. 03.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9335
KARAR NO : 2007/14513
KARAR TARİHİ : 03.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 1989 yılında …’dan zorunlu olarak göç ettiğini, 1990 yılında Devlet Bakanlığının başlattığı bir proje sonucu …’da göçmen evleri yapılacağının taahhüt edildiğini, yapılan duyurular üzerine 1991 yılında … Bankasına 2.500.000 TL değerindeki katkı payını yatırıp gerekli formları doldurarak Bakanlığa göndermesine rağmen bugüne kadar kendisine konut tahsis edilmediğini, ödediği paranın büyük değer kaybına uğradığını, aynı tarihte aynı miktarda para yatıran bir kısım soydaşların konut sahibi olduklarını, bu nedenle bu konutların değeri kadar zarara uğradığını ileri sürerek, ödediği 2.500.000 TL’nin dava tarihindeki değeri ile o tarihteki arsa ve ev değerlerinin dava tarihinde ulaştığı değerin, bir kısım göçmenlere taahhüt edilip teslim edilen dairelerin bugünkü değerlerinin ve kira mahrumiyeti zararlarının tesbiti ile temerrüt tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.100.000.000 TL’nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, imkanlar dahilinde bir kısım konutlar yapılarak göçmen vatandaşlara dağıtımının yapıldığını, 1992 yılında konut yapımının durdurulduğunu, 13.5.1992 tarihinde yapılan 2007/9335-14513
duyurularla hak sahibi olamayan şahısların yatırdıkları paralarını almalarının istendiğini, davacının ilerde hak sahibi olma düşüncesiyle ödediği parasını almaması nedeniyle kendilerinin kusurlu olmadığını, her bir başvuru sahibine konut tahsis edileceği konusunda taahhütte bulunmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5543 sayılı yasanın geçici 1. maddesi uyarınca davacının yasanın yürürlüğe girdiği 26.9.2006 tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurup alacağını tahsil etmesi mümkün olduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı …’dan 1989 yılında göçmen olarak geldiğini, davalının 1990 yılında başlattığı proje kapsamında göçmenlere konut yapmayı taahhüt ettiğini, bu taahhüt nedeniyle davalı hesabına 2.500.000 TL. para yatırdığını, konutların teslim edilmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş, davalı ise bu konuda broşür yayımlandığını kabul etmekle birlikte her başvuru sahibine konut vermeyi taahhüt etmediklerini, sınırlı sayıda konut üretildiğini, broşür ve yönergede gösterilen şartlar dahilinde puantaj usulüne ve öncelik sırasına göre konut dağıtımının gerçekleştirildiğini, 13.5.1992 tarihinde çıkarılan genelge ile de hak sahibi olamayanlara yatırdıkları paralarını almaları için duyuruda bulunduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dosyadaki delillerden davacının 20.9.1991 tarihinde davalının duyurusu üzerine konut sahibi olmak amacıyla davalı hesabına 2.500.000 TL para yatırdığı, davalının çıkardığı yönerge ve broşürde gösterilen konut dağıtımına ilişkin tahsisi sıra ve puanlarının yetersiz kalması nedeniyle kendisine konut tahsis edilemediği, bu icap ve kabule göre de taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 5543 sayılı yasanın geçici 1.maddesi gereğince davacının idareye başvurup alacağını tahsil etmesi mümkün olduğundan, konusuz kalan dava hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuşsa da 5543 sayılı kanunun 1. maddesinin 1.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptali için dava açıldığı ve Anayasa Mahkemesince de yürütmenin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldığından, mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 3.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.