Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9397 E. 2007/14910 K. 10.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9397
KARAR NO : 2007/14910
KARAR TARİHİ : 10.12.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı şirket tarafından 18-25 Temmuz 2005 tarihleri arasında İspanya’ya gerçekleştirilecek olan yurt dışı gezi turu için 25.6.2005 tarihinde davalı ile sözleşme imzaladıklarını, turun başlayacağı 18.7.2005 günü akşamında ikamet ettikleri …’dan hareket ederek … hava limanına geldiklerini, ancak işlemlerin yapılması için alınmış olan davcılardan …’e ait pasaportun uçağın kalkış saatine kadar şirket yetkilileri tarafından bulunamaması nedeniyle tura katılamadıklarını, olay nedeniyle büyük üzüntü ve ağır moral bozukluğu yaşadıklarını, bu duruma davalı şirket görevlilerinin kusur ve ihmallerinin neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacılardan … için 6.000 YTL, … ve … için de 1.000’er YTL olmak üzere toplam 8.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının sadece tur hizmetini yerine getirememesinin kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırının varlığı da ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 49. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı tartışmasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlere saldırı halinde manevi bir zarar, başka bir ifade ile kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir. Tarafların beyanları, tanıkların ifadeleri ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere dava konusu olayda davacılar, organizasyonu önceden yapılan İspanya’ya düzenlenen tura katılmak üzere, ikamet ettikleri …’dan … hava limanına geldikleri halde, davacılardan …’e ait pasaportun davalı şirket görevlileri tarafından bulunamaması nedeniyle tura katılamamışlar, gece saat ikiden sonra ikametgahlarının bulunduğu …’ya dönmek zorunda kalmışlardır. Davacılar bu şekilde …’dan …’a gidiş-dönüş, tur için hazırlık, alışveriş, program vs. dolayısıyla zaman ve emek kaybına uğradıkları gibi, beklentilerinin gerçekleşmemesi nedeniyle de, yakın … ve sosyal çevrelerine karşı mahcubiyet, kendileri yönünden de hayal kırıklığı, moral bozukluğu ve üzüntü yaşamışlardır. Olayda davacıların herhangi bir kusurları olduğu ispat edilemediğine, olayın tamamen davalı şirket görevlilerinin kusur ve ihmalinden kaynaklanmış olmasına göre açıklanan nedenlerle davacıların Anayasanın 23. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğüne ve kişilik haklarına saldırının dava konusu olayda gerçekleştiği kabul edilerek mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılıp takdir edilecek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, kişilik haklarına saldırının bulunmadığından bahisle yazılı şekilde davanın tümüyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINApeşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.