Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9459 E. 2007/11753 K. 08.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9459
KARAR NO : 2007/11753
KARAR TARİHİ : 08.10.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankaya ait kredi kartını kullandığını, kartın asgari ödemeyi yapmaması nedeniyle 2.2.2005 tarihinde kullanıma kapandığını, 10.2.2005 tarihinde kart borcundan bir kısmını ödediğini ve aynı gün kartı kaybettiğini, 10.2.2005 tarihinde kartını çalan meçhul kiişlerce 5000,00 YTL’lık alış veriş yapıldığını oysaki kart limitinin 2790 YTL olduğunu, bu aşırı harcamaya izin veren üye işyerinin ve bankanın sorumlu bulunduğunu ve kart limitinin aşılmasına izin verildiğini ileri sürerek kredi kartından yapılan toplam 4930,86 YTL harcamanın kendisine ait olmadığının tesbitini, uğradığı 4.930.86 YTL zararın ödemelerinden itibaren faiziyle tahsilini, kendisine ait olmayan taksitli alışverişlere dair aylık 902,22 YTL tutarında olan ödemelerin tedbiren durdurulmasını istemiştir.
Davalı banka kayıp ve çalıntı bildiriminden önceki harcamalardan davacının sorumlu olduğunu kartın güvenliğinden davacının sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ve alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 4930,86 YTL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalı bankadan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının 10.2.2005 tarihinde çalındığı davacının bu olayı 17.2.2005 tarihinde bankaya bildirdiği, ancak çalınan kartla 10.2.2005 tarihinde üye işyerlerinden 4930,86 YTL’lik harcama yapıldığı ve o tarihte kart limitinin 2790,00 YTL olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu husus taraflarında kabulündedir. Uyuşmazlık çalınan kredi kartı ile yapılan harcamalardan davalının sorumlu olup olmadığı hususudur.
Kredi kartı bankanın kart hamili üyesine kredi kartı limiti dahilinde nakit ödeme yapmasına gerek kalmaksızın üye işyerlerinden alışveriş yapmasını hizmet satın almasını veya nakit çekmesini sağlar. Kredi kartı sahibi kural olarak kartın kendisine temin ettiği bu hizmetlerden hangisinden faydalanırsa faydalansın sözleşmede öngörülen limitin üzerine çıkamaz. Bu limit sözleşmede kart sahibinin sosyal ve ekonomik durumu ödeme gücü vs. etkenler gözetilerek saptanır. Hayatın olağan akışı içinde kart sahibi limit üzerinde harcama yapma girişiminde bulunduğu takdirde banka normal olarak provizyon vermemesi gerekir. Kart ile yapılan harcamanın tanınan limiti aşması halinde provizyon verme yetkisi tamamen bankaya aittir. Bu gibi hallerde banka tedbirli bir tacir gibi davaranmalıdır. Özellikle kart sahibinin rızası dışında harcama yapılmak istendiği de düşünülmeli ve bu değerlendirme sonucunda limit aşımı suretiyle yapılan harcamaya izin verilmemelidir. Somut uyuşmazlıkta kartın çalındığı anda limitin 2790,00 YTL olduğu anlaşılmakta olup, uyuşmazlığa konu harcamaların tamamı 10.2.2005 gününde yapılmıştır. Davalı banka kart sahibi davacının 10.02.2005 tarihinde kadar aylık harcaması limitini aşmadığı ve 2.2.2005 tarihinde asgari ödemeyi yapmayarak kartın geçici kapatılmasına neden olduğu halde bir günde limit aşılarak yapılan dava konusu harcamaya provizyon vermekte kusurlu davranmış, zaranın artmasına neden olmuştur. Ne var ki kartın güvenliğinden sorumlu olan davacıda kartın başkalarının eline geçmesinden ve harcama yapılmasından dolayı müterafik kusurludur. Öte yandan 10.2.2005 tarihinde davacının 2790 YTL’lık limitinin ne kadarının dolu olduğu belirlenmeli , dolu olan kısım ile 2790 YTL arasındaki farktan davacının sorumlu olduğuda kabul edilmelidir. Bu duruma mahkemece bankacılık ve kredi
kartlarında uzman bir bilirkişiden somut olayın özellikleri ile az yukarıda açıklanan husularda gözeterek limitin üzerinde yapılan harcamalardan davalı banka ile birlikte davacınında müterafik kusuru saptanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacının çalınan kredi kartıyla yapılan harcamaların taksitli alışveriş şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava tarihinde, yapılan taksitli alışverişlerin bir kısmının henüz vadesinin gelmediğide sabittir. Bu durumda dava tarihinde ödeme günü gelen taksitler için faiz başlangıcının dava tarihi , ödeme günü henüz gelmeyen taksitlerin faiz başlangıcında ödeme günü olması gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edelirek ve henüz ödeme günü gelmeyen miktarlarada dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 8.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.