Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/985 E. 2007/6318 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/985
KARAR NO : 2007/6318
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile haziran 1998 tarihinde davalarını takip etmek amacıyla tüm evraklarını teslim alıp, gerekli incelemeleri yaptığını ve 21. 8.1998 tarihinde de ücret sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye teminat olmak amacıyla 3 adet bono aldığını, ancak ihtara rağmen vekaletname vermediğini, vekalet ücretini de ödemediğini, ve hakaret içeren telgraf çektiğini, ileri sürerek, bono bedeli 175.000 YTL. Ve birleşen dava ile de 50.000 YTL. manevi tazminatın yasal faiz ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ücret sözleşmesinin imzalanmasında sonra davalara hazırlanamadığını bildirerek, dosyaları iade ettiğini, ayrıca kefil olduğu bir borç nedeni ile zor durumda kaldığını bildirerek borç istediğini ve vermeyince bonoları doldurduğunu ileri sürerek, geçersiz olan sözleşme nedeni ile talepte bulunamayacağını ayrıca hakarette de bulunmadığını, manevi tazminat talep edilemeyeceğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada 500.00 YTL. vekalet ücreti nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline birleşen dava nedeniyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanununun 49. maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı duraksamasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir. Dava konusu somut olayda, davalının davacı avukata gönderdiği 13.9.2002 tarihli telgraf metninde; “… geçersiz senetleri 11.9.2002 günü büronuzda beni derin devlet mafyasına tahsil ettireceğinizi, aksi halde nakden istediğiniz parayı ödemekle tehdit ettiğiniz, …senetlerin geçersiz ve anlaşma hilafına doldurmadan ve 3. kişilere ciro etmeden evvel derhal tarafıma teslim ve iadesini, aksi halde tüm yasal yollara ve ilgili medya aracılığı ile, babanızı vasıta ederek avukatlığınızı vesile ederek yapılan işlerinizin ortaya çıkarılacağını ehemmiyetine binaen ihtar ederim “ ibarelerinin yazılı olduğu görülmektedir. Yazı içeriğinin değerlendirilmesinde, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan beyanlarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Öyle olunca davacı yararına uygun bir manevi tazminat hükmedilmesi gerekirken, bu isteğin tümden reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.