Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9979 E. 2007/15258 K. 13.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9979
KARAR NO : 2007/15258
KARAR TARİHİ : 13.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile düzenledikleri 19.1.1998 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince tanzim ettiği senetlerden 30.9.1999, 30.10.1999, 30.11.1999 tarihli ve her biri 15.000 Dolar bedelli senetleri vadesinde ödeyememesi nedeni ile hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin devamı sırasında davalı alacaklı vekili ile 26.2.2003 tarihli bir protokol düzenlendiğini, bu protokol gereği dosya vekalet ücreti olarak 1.100,00 YTL’nin davalı vekiline ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca protokol gereği edimlerini yerine getirmek için tevdi mahalli tayin ettirerek bir kısım senet bedelleri ile takip giderleri ve faizlerini de tevdi mahalline ödediğini, ancak davalının vekilini azlederek icra dosyasını devam ettirmesi nedeniyle toplam 24.565.795.000 TL fazla ve mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek bu miktarın davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, icra dosyası kapsamında davacının bir kısım ödemelerde bulunduğu doğru ise de sözleşme gereğince tüm senetlerin muacceliyet kazandığını, sözleşmeyi … taraflı fesih haklarının doğduğunu, icra dosyasına ödenen paranın asıl borç yanında icra gider ve masraflarına karşılık ödendiğini, kendilerine yapılan ödemelerin ise satışa konu taşınmazda kiracı olarak bulunması nedeniyle tahakkuk eden kira borçlarına mahsuben yapıldığını, vekili ile düzenlenen protokolün yok hükmünde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
2007/9979-15258
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 4.756,48 YTL fazla ödemenin tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davasını açarken hakkında başlatılan icra takibine konu borç için davalı vekili ile düzenlenen protokol gereğince faiz ve vekalet ücretine karşılık haricen ödeme yaptığı halde icra takibine devam edilmesi nedeniyle fazla ödemede bulunduğunu iddia etmiştir. Davalı ise fazla ödeme bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece icra dosyasına yapılan ödemenin kur karşılıkları hakkında düzenlenen hesap bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de kararın gerekçesinde tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulmamış, deliller değerlendirilerek üstün tutulan sav ve savunma açıklanmamıştır. Mahkemece öncelikle taraflar arasındaki ihtilaflı hususlar belirlenmeli, tarafların bu konudaki delilleri toplanıp değerlendirilerek gerektiğinde bilirkişiden taraf ve Yargıtay denetimine esas olacak şekilde gerekçeli ve açıklayıcı rapor tanzimi istenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Taraflar arasındaki ihtilafı çözmekten uzak, soyut ve sadece kur hesabı yapılan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesisi usul ve yasa aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.