YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10995
KARAR NO : 2009/2673
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı belediyenin 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesine göre satışa çıkardığı taşınmazı ihale ile satın alıp satış bedelini peşin olarak ödediğini, tescili talep ettiğinden taşınmaz üzerinde hacizler bulunduğunu ve tescile engel olduğunu öğrendiğini ileri sürerek arsa nedeniyle doğmuş bulunan zararına karşılık fazlası saklı kalmak üzere 5500 YTL’nin tahsilini istemiş 13.11.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 35.000 YTL’ye çıkarmıştır.
Davalı, ihale tarihinde taşınmaz üzerinde haciz bulunmadığını tescil edilmemesinde kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin ilk kararının Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda, ihale tarihinde taşınmaz üzerinde haciz bulunduğu ve ancak ihale evraklarında buna ilişkin kayıt bulunmadığına dair bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 35.000 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı belediyenin encümeninin 23.1.2001 tarihli kararı uyarınca yapılan taşınmaz satışına ilişkin ihaleyi davacının kazandığı, ihale tarihinden önce taşınmaz üzerinde haciz bulunması nedeniyle taşınmazın davacı adına tescil 2008/10995-2009/2673
edilemediği ve bu nedenle davacının eldeki davayı açtığı, mahkemecede dava konusu taşınmazın dava tarihindeki raiç değerine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki taşınmaz davacıya ihtiyari ihale ile ihale edilmiştir. İhtiyari ihale ile yapılan satışlarda ise taşınmazın mülkiyeti ihale alıcısına ancak tescil ile geçer. Dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan tahyidatlar nedeniyle mülkiyetin davacıya intikal etmediği sabittir. Taşınmaz davacı adına tescil edilmediği içinde satış geçersiz olup, bu itibarla davacının gecerli taşınmaz satışlarında uygulanma imkanı bulunan raiç değeri isteme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacının ancak ödediği bedelin akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki ulaştığı değeri, bir başka değişle ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca ulaştığı değeri isteyebileceğinin kabulü zorunludur. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan bu hususta taraf; mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.