YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11095
KARAR NO : 2009/2742
KARAR TARİHİ : 03.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalılardan müteahhit olan … ile diğer davalılar arsa malikleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince müteahhide düşen dairelerden satın aldıklarını, müteahhidin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle inşaatın %30 seviyesinde durdurulduğunu, müteahhide düzenli olarak aidatlarını mark olarak ödediklerini, binaya kendi olanakları ile su kuyusu yaptırdıklarını, inşaat durdurulduktan sonra da bir kısım imalatları kendilerinin yaptıklarını, inşaat malzemesi alarak inşaat alanına bıraktıklarını, iskan izninin alınması için ortaklık payları dışında ödeme yaptıklarını ileri sürerek toplam 99.680.000.000 TL.nın faizi ile davalılardan alınmasını istemişlerdir.
Davalı …, davacılara %10 kar payı ile daire sattığını, davalıların aidatları düzenli ödemeyip inşaata müdahale ettiklerini, inşaatın mühürlenmediğini, resmi işlemlerdeki gecikmede kusuru bulunmadığını, davacıların Türk Lirası olarak ödeme yaptıklarını savunmuş, diğer davalılar da davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece dairemizin Tüketici mahkemesinin görevli olduğuna dair bozma ilamına uyularak ve davacılar arasında hisse devrine ilişkin sözleşmeler de gözetilerek, davacıların mark olarak ödediği bedellerin dava tarihinde TL karşılığını esas alarak, davacı … için 68.237,80 YTL nın, 11.372,97 YTL nın de ayrı ayrı davacı … ve … için davalı …’den alınmasına, arsa maliki davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/11095-2009/2742
2-Davalılardan … ile arsa maliki diğer davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, davalı …’in kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kendisine düşen bağımsız bölümler karşılığında davacılar ve dava dışı kişilerle sözleşme yaparak bu bölümleri davacıları yapı ortaklığına dahil ederek sattığı anlaşılmaktadır. Davalı …’in davacılara sekiz bağımsız bölümü ortaklığa dahil ederek satış yaptığı konusunda açık kabulü de vardır. Dosyaya ibraz edilen sözleşmelere göre, müteahhit davacıları yapı ortaklığı olarak aidat ödemeleri karşılığında ve kendisine %10 müteahhit karı ödemek kaydı ile ortaklığa dahil etmiştir.
Davacılar, yapı ortaklığında kendilerine karşı idareci ortak konumunda olan müteahhit davalı …’ye 21.08.2001 tarihinde tebliğ edilen ihtar ile ödedikleri paraları istemişler, davalı da bu ihtara cevabında, davacılara ödedikleri bedelleri Türk Lirası olarak ödeyeceğini bildirmiştir. Bu durumda davacılar ile davalı müteahhit arasındaki sözleşmenin feshedildiği anlaşıldığına ve davacılar da ortaklıktan ayrılma yönündeki iradesini açıkladığına göre BK 535 ve devamı maddeleri gereğince, yapı ortaklığının özel hukuki yapısı gözetilerek ve davada taraf olmayan diğer ortaklar arasındaki menfaat dengelerinin korunması ve sözleşme hükümleri gözetilmek suretiyle davacıların talep edebileceği miktarın hesaplanması gerekir. Kural olarak, yapı ortaklığı sözleşmesi, yaptığı ödemeler ve inşaatların davalılar arasındaki sözleşmenin fesih tarihi itibarıyla mevcut seviyesine göre ödenmesi gerekli olan toplam miktarı … olması halinde, uğramış olduğu zararının yaptığı ödemelere oranla karşılanması zorunludur. Buna göre yapı ortaklığı sözleşmesine, ödenmesi gereken aylık aidat miktarlarına, ödemelerin süresine ve inşaatların seviyesine göre davacının ödemekle yükümlü olduğu toplam aidat miktarları belirlenmeli, inşaatların fesih tarihindeki seviyesine ve yapılan ödemelere orantılı olarak rayiç değere hükmedilir. Ancak davacılar fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak yaptığı ödemeleri faiziyle talep ettiği de göz ardı edilmemelidir. Mahkemece, yapı ortaklığı sözleşmesinin adi ortaklık olduğu ve davacıların bu ortaklıktan çıkma iradesini ortaya koyarak tasfiye istediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı …’e iadesine, 3.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.