Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/11189 E. 2009/5521 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11189
KARAR NO : 2009/5521
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı avukatınca duruşmalı davacı-karşı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … … ile davacı vekili avukat Ünal Baysal’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile yaptıkları 21.8.1990 tarihli sözleşmeye göre, Manavgat İlçesi, Çolaklı mevkiinde bulunan 911 ve 1139 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki petrokent tatil sitesinde F bölgesinde 212 kapı nolu devre tatil hakkına sahip olduğunu, 14.2.2005 tarihli yazı ile davalının yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye 11.557.000 YTL. harcama yaptığını ve bundan devre tatil hakkı sahiplerinin paylarına düşen kısmın ödenmesini istediğini, sözleşmeye göre devre tatil hakkı sahiplerinden devre tatil servis bedeli istenebileceğini, davalının belirlediği devre servis bedelinin de ödediklerini, kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların kendilerinden istenemeyeceğini, bunun 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine, hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu bildirip, davalıya yenileme katkı payı adı altında ödeme yapılmaması gerektiğinin tespitiyle yaratılan muarazanın menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yenileme katkı payını istemenin sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gibi, yapılan bu imalatlar nedeniyle davacının devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını bildirip davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile de fazla hakları saklı kalarak 1.492 YTL.nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından davacının 1.057 YTL. borçlu bulunmadığının tesbitine, birleşen dava için BK.nun 66 maddesi gereğince 1 yıllık süre geçtiğinden zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin dışında kalan itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirketin 14.2.2005 tarihli yazısı ile yaptığı ve yapacağı işleri sayarak yıllık olarak belirlediği servis ücretinin dışında, kendisine tanınan yetkiyi kötüye kullanarak ve yüksek olarak “yenileme katkı payı” adı altında ödeme yapılmasını istediği miktarı talep etmeye hakkı olmadığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Davalı da 29.12.2006 tarihinde açtığı birleşen dava ile, zorunlu ve gerekli olarak yapılan yenileştirme ve iyileştirme giderlerinden şimdilik 1.492 YTL.nin sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği 29.12.2005 tarihinden itibaren faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 31.7.2007 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda; 2001 yılından başlayarak 2006 yılı sonuna kadar, davalı şirket tarafından yapılan makul ve normal tamirat, tadilat, yenileme ve onarım giderlerinden ünite ve devre başına düşen bedelin belirlendiği ve davacının ünite tipine göre sorumlu olduğu bedelin dışında borçlu olmadığının tesbitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak asıl dava açısından, davacının borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği 14.2.2005 tarihli yazı kapsamındaki istenen bedel gözetilerek, bu tarihe kadar yapılan ve davacıdan talep edelebilecek tutarın belirlenerek bu tutar dışındaki bedelden davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken, anılan yazı tarihi aşılarak 2006 yılı sonuna kadar yapılan iyileştirme bedeli üzerinden değerlendirme yapılması usul ve yasaya aykırı olup davacı yararına bozmayı gerektirir.
3-Birleşen dava açısından, davalı şirketin bu dava ile 29.12.2005 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiğini ifade ederek, bu tarihe kadar yapılan yenileme bedelinin tahsilini talep ettiği gözetildiğinde, benzer dosyalarda Dairemiz bozma kararlarında da ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde, davalının objektif iyiniyet kurallarına göre, evlerin ve müşterek kullanıma ayrılan yerlerin normal olarak kullanılabilmesi, varlığını koruyabilmesi için zaruri olan bakım ve onarımı, evlerdeki yıpranan eşyaların zorunlu olarak yenilenmesi için gereken masrafları davacı devre tatilciden sözleşme kapsamına göre isteyebileceğinin kabulü gerekeceğinden, davalı şirketin talep hakkının da anılan sözleşmeden doğduğunun kabulü gerekir. BK.125.maddesi gereği zamanaşımı süresi sözleşmeden doğan davalarda 10 yıldır. Birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle de 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece, birleşen davada işin esasına girilerek inceleme yapılı bir karar verilmesi gerekirken, davanın sözleşmeden doğduğu ve alacak davası olduğu gözetilmeden ve davanın hukuki niteliği yanlış değerlendirilerek, yazılı şekilde birleşen davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz edilen kararın davacı, 3. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.