Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/11343 E. 2009/5354 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11343
KARAR NO : 2009/5354
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Barış Yorulmaz gelmiş, davalılar adına gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 23.01.1997 tarihli protokolde anlaştıkları Este Mermer Blok Kesme Makinesini İzmir’deki atölyesinden sökerek parçalarını, davalıların işyerine getirdiğini, davalılar montaj için yerini hazır hale getirmediği için İzmir’den eleman getirerek makinenin yerini montaja uygun hale getirttiğini, montaja başladığını, davalıların makinenin parçalarını bilmediği mahallere kaçırdığını, 04.11.1998 tarihli ihtarname ile parçaları getirip teslim etmelerini istediğini, 25.07.2000 tarihinde yine ihtarname çektiğini, Karamanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/4 esas sayılı dosyasında yapılan keşifte makine parçalarının davalılarda olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, makinenin anlaşma tarihi olan 23.01.1997 tarihi itibariyle değeri olan 6.325 YTL.nin 24.01.1997 tarihinden itibaren dava tarihine kadar reeskont faiziyle, 8 yılda mahrum kaldığı 946.280 DM karın reeskont faiziyle, Asmer şirketine sattığı vinci para temin edemediği için hatasını giderememesi nedeniyle 2000 yılında ödemek zorunda kaldığı 2.000 YTL cezai şartın faiziyle, para alamadığından dolayı karşılıksız kalan çekleri nedeniyle hapis yattığı için 50.000YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, şimdilik bilirkişi tarafından hesaplanacak kesin 2008/11343-2009/5354
zararına mahsuben 10.000YTL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı, derdestlik ve kesin hüküm itirazlarında bulunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Karamanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/34-90 esas-karar sayılı kararı ile davacının talebi hakkında karar verildiği ve hükmün kesinleştiği gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 381 maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda, mahkemece hüküm kurulurken Karamanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/34-90 esas-karar sayılı kararı ile davacının talebi hakkında karar verildiği, hükmün kesinleştiği anlaşılmakla kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, gerekçe kısmında da mahkemenin 2003/34-90 esas-karar sayılı inşaat bedeli ile ilgili saptama yapılırken aldırılan bilirkişi raporunda Este bedeline ilişkin ödemelerin de değerlendirildiği, ayrıca dosyaları devredilen Karamanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/40 esas sayılı dava dosyası ile birleşik 2002/4 esas sayılı dava dosyasında davacının sözleşme gereğini yerine getirilmesine rağmen ödenmeyen 4.289,00YTL bedelin davalılar tarafından ödenmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının açtığı bu davanın mükerrer olduğu anlaşılmakla kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği,davacı tarafından kapanan Karamanlı Asliye Hukuk Mahkemesine ve bu mahkemeye birden fazla dava açıldığı, bir şekilde bütün davaların ilintili hale getirildiği için sehven kısa kararda kesin hüküm numarası ve tarihinin yanlış belirtildiğinden bahisle kararla, gerekçe arasında çelişki oluşturduğuna değinilmiştir. Bu durum mahkeme gerekçesinde açıkça yazılmış 2008/11343-2009/5354
olduğundan az yukarda açıklanan kararla gerekçenin birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, kararın bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.