YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11345
KARAR NO : 2009/5064
KARAR TARİHİ : 14.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, uzun yıllardır İsviçre’de yaşadığını, davalılardan …’nın kızı,diğer davalının da damadı olduğunu, davalıların izmir’deki evini satıp,arsa alımı ve üzerine yazlık yapılması konusunda kendisini ikna ettiklerini,bu amaçla davalılardan …2a bir vekaletname verdiğini ,ayrıca 14.500 YTL para verdiğini,daireyi gerçekte 70.000 YTL ye satmalarına rağmen tapuda 16.000 YTL gösterdiklerini,aldıkları arsayıda tapuda demet’in adına tescil ettirdiklerini ileri sürerek dairenin satış tarihi (26.2.2004)ndeki değeri olan 70.000 YTL nın satış tarihinden itibaren faiziyle ayrıca elden ödediği14.500 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir..
Davalılar, sattıkları daireden aldıkları para ile davacının nafaka borçlarını ve evine alınan eşyaların borçlarını ödediklerini,bakiye parasını da İzmir’e döndüğünde kendisine elden verdiklerini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre davalıların davacıya ait daireyi 41.000 YTL ye sattıkları ve bu paradan davacı adına 5.837.15 YTL tutarında belgeli masraf ve ödeme yaptıkları bu miktarın mahsubundan sonra bakiye 38.162.90 YTL nın satıştarihinden itibaren faiziyle tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Taraflar arasındaki ilişki, vekalet sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı , 3.2. 2002 tarihli vekaletname ile davalılardan …’ya taşınmazını satması için yetki vermiş, davalı da bu vekaletname ile taşınmazı 26.2.2004 tarihinde tapuda … isimli şahsa 16.000.000.000 TL bedelle devretmiş bulunmaktadır. Davacı eldeki davasında dairesinin değerinin daha fazla olduğunu bildirerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle … değerinin tespitiyle 70.000 YTL nın tahsilini istemiştir.Mahkemece ise tanık anlatımlarına göre taşınmazın 41.000 YTL na satıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.Oysaki BK 390 maddesi hükmü gereği vekil, müvekkile karşı vekaletini iyi bir surette ifa ile sorumludur.BK 392 maddesi hükmü gereğince de vekilin müvekkile hesap verme ve aldığını müvekkiline tediye ve zimmetinde kalan paranın faizini de verme mecburiyeti vardır.Davalı tarafın açıklanan bu yasa maddelerine uygun hareket etmediği toplanan delillerden anlaşılmaktadr. Bu durumda mahkemece,davacının talepleri gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla mahallinde keşif yapılmalı,satış tarihi itibarıyle dairenin … raiç değeri belirlenmeli sonucuna göre karar verilmelidir.Bu yönlerin göz ardı edilerek değer konusunda tanıkların beyanına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.