YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11410
KARAR NO : 2008/11820
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eczacı olduğunu, davalı ile imzalanan sözleşme ile davalı kurumun hak sahibi ve sigortalılarına ilaç temin ettiğini, ancak davalı kurumun yapılan denetimde kayıp … karnesinde yazılı ilaçları hasta ve yakınlarına vermediği halde vermiş gibi fatura ettiği ve başka karneye ait bilgileri bilgisayar kayıtlarına geçirerek güvenlik sistemini aştığı gerekçesi ile sözleşmesini yedi yıl süre ile feshettiğini, feshin haksız olduğunu iddia ederek açtığı davanın kabul edilerek kesinleştiğini, yeniden sözleşme imzaladığı tarihe kadar eczanesinde kurum mensuplarına ilaç verememekten dolayı kar kaybına uğrayıp ticari itibarının zedelendiğini, dolandırıcılık suçlaması ile yargılandığını, feshin iptali için açtığı davada avukat tutmak için masraf yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.500 YTL maddi, 2000 YTL manevi tazminatın fesih tarihinden faizi ile davalıdan alınmasını istemiş, ıslah ile maddi tazminat talebini 35.550,56 YTL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davacının feshin iptali isteminin kabul edilmesi tazminat hakkı kazandırmayacağını, akdin feshedilmesinde kusurları bulunmadığını, kurum mensubunun davacı tarafından fatura edilen ilaçları almadığını bildirdiği ve aynı mensup için iki karne ile işlem yapıldığı için akdin feshedildiğini, keyfi fesih işlemi bulunmadığından ve bu konuda ceza davası da açıldığından fahiş tazminat talebinin reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, fesih işlemi iptal edildiğinden davacının muhtemel kar kaybından davalı kurumun sorumlu olduğu kabul edilerek 35.350,56 YTL maddi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; bu hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı eczacı, davalı kurumla aralarındaki 2004 yılına ilişkin sözleşmesinin 13.08.2004 tarihli yazıyla sözleşmenin fesihle ilgili bölümünün 1/r maddesine göre yedi yıl süreyle feshedildiğini, ancak bu fesih işleminin iptali için açtığı dava sonucunda feshin haksız olduğu tespit edilerek iptal edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini ileri sürerek, sözleşmenin yeniden işlerlik kazandığı tarihe kadar geçen sürede uğradığı kazanç mahrumiyeti, yargılama giderleri ve manevi tazminatın tahsili istemi ile bu davayı açmıştır. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1036 Esas 2005/858 sayılı dosyasında sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş olup, bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 10.07.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Fesih işlemine neden olarak gösterilen husus; davalı kurum sigortalısı …’in çocuğuna ait … karnesini kaybetmediği halde kaybettiği gerekçesi ile ikinci bir … karnesi alıp her iki … karnesi ile ilaç alması ve bilgisayar sistemine geçilince bu hususun fark edilmesi olup davalı kurumun şikayeti ile davacı hakkında dolandırıcılık iddiası ile kamu davası açılmış, yargılama sonucunda; davacının atılı eylemi gerçekleştirmediği gerekçesi ile beraat kararı verilerek kesinleşmiş, ayrıca fesih işlemi mahkemece iptal edilmiş ise de; sigortalı tarafından kaybedildiği iddia edilen … karnesine yazılan ilaçların davacı tarafından kuruma fatura edildiği ve sigortalının denetim esnasında ilaçları almadığını beyan etmesi karşısında davalı kurumun sözleşmenin 1/r maddesine aykırı davranıldığı gerekçesi ile sözleşmeyi feshetmesinde tazminat ödemesini gerektiren kusurlu bir davranışı yoktur. Fesih hakkının kötüye kullanıldığından söz edilemez. Öte yandan taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin fesihle ilgili V. maddesinin 2.bendinde “İlaç temini ile ilgili olarak, Kurum veya diğer kamu kuruluşları tarafından hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulan veya hakkında kamu davası açılan eczanenin sözleşmesi, dava sonucuna (karar kesinleşinceye) kadar askıya alınır.” hükmü bulunmaktadır. Davacı bu hükmü kabul ederek sözleşmeyi imzaladığına göre, sözleşmeyi askıya alma da fesih gibi, kurum sigortalılarına ilaç verip bedelini kuruma fatura etme işleminin durdurulması olduğuna göre, ceza davası süresince kurum sigortalılarına ilaç veremediği gerekçesi ile kar mahrumiyeti iddiasında bulunarak tazminat isteyemez. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenini göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.