Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/11706 E. 2009/5566 K. 22.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11706
KARAR NO : 2009/5566
KARAR TARİHİ : 22.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat …gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, çalıştırdığı marangozhaneye davalının 4.05.2003 tarihli sözleşme ile ortak olduğunu, 23.08.2003 tarihinde davalının sözleşme uyarınca ortaklığa koyduğu malzemeleri dava dışı … Şimşek’e satarak ortaklıktan kusurlu olarak ayrıldığını,sözleşmeye riayet etmeyen davalı olduğu halde sözleşmenin 1. maddesinde kararlaştırılan 20.000 YTL cezai şartın tahsili için aleyhine icra takibi başlattığını, cezai şarttan sorumlu olmadığını, davalı tarafın sözleşmeye uymayarak kusurlu hareket ettiğini ileri sürerek aleyhinde başlatılan icra takibinde talep edilen 20.000 YTL alacak için davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı takdirde davanın istirdat olarak kabulü ile ödediği bedelin ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki 4.05.2003 tarihli ortaklık sözleşmesine göre ortaklıktan cayan tarafın 20.000 YTL ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ortaklığa konu makinelerin davalı … tarafından 23.08.2003 tarihide dava dışı … e satıldığı anlaşılmakla,davalının ortaklığı bozduğu anlaşıldığından sözleşmede kararlaştırılan cezai şarttan sorumlu olduğuna, cezai şarttan indirim yapılması sonucunda 5000 YTL nin takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin bu şekilde devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile adi ortaklık kurduklarını, ancak, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, ortaklığı haksız olarak bozduğunu, buna rağmen sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili için aleyhine icra takibine giriştiğini ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece kararın gerekçe kısmında ortaklığın davalı tarafından bozulduğu ve cezai şarttan sorumlu olduğu belirtilmiş olup, dava menfi tespit davası olmasına rağmen hüküm fıkrasında “davanın kısmen kabulüne … 6.icra Müdürlüğünün 2003/13143 sayılı takip dosyasında takip konusu yapılan cezai şart fahiş olup, B.K 161/3 maddesi uyarınca Hakimliğimizce takdiren ¾ oranında indirim yapılarak 5000,00 YTL nin takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilecek şekilde itirazın iptaline, takibin bu şekilde devamına, bakiyeye yönelik itirazın iptali talebinin reddine” denilmiştir. Bu haliyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bağlantı kurulamamakta ve açıkça çelişki oluşturmaktadır. Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasının niteliğine uygun düşmeyen İnfazda tereddüt yaratacak şekilde, çelişkili hüküm kurulmuştur. HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde mahkeme kararının taşıması gereken hususlar gösterilmiş olup, verilen kararla taraflara bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde sarih ve açık yazılmalıdır. Bahis olunan yasa maddelerine uygun düşmeyecek şekilde gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkili ve infazda tereddüt yaratan mahiyette hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıdan ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.