Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/11853 E. 2009/5474 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11853
KARAR NO : 2009/5474
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ücret uyuşmazlığı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının vekili olduğunu, aralarında ücret sözleşmesi düzenlendiğini, davalının alacaklı olduğu 689 adet dosyayı davalı avukatı olarak takibe koyduğunu ve 8 adet … mahkemesi dosyasını takip ettiğini, sözleşmenin davalı tarafından … taraflı ve haklı bir nedene dayanmaksızın 12.5.2003 tarihinde feshedildiğini, ve takip edilen bu dosyaları da iade etmek zorunda kaldığını, ücretinin ödenmediğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 24.591.550.000 TL alacağa hak kazandığını ileri sürerek bu paranın temerrüt tarihi olan 12.5.2003 tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmede kararlaştırılan ücretini aldığını, tahsil edilmeyen dava ve icra takip dosyaları yönünden sözleşme hükümlerine göre talepte bulunamayacağını, davcının görevini gereği gibi yapmadığı için ceza mahkemesinde yargılandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı avukatın işlemsiz bırakıp düşen ve sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyle tahsil imkanı 2008/11853-2009/5474
bulunmayan 214 takip dosyasından 86 sı için maktu,diğerleri için nispi tarifenin 1/3 ü üzerinden, derdest olup henüz tahsil imkanı bulunup bulunmadığı belli olmayan 178 takip dosyaı için maktu,bakiye 29 dosya için nispi tarifenin yarısı oranında talepte bulunacağı, tahsili mümkün aşamaya gelen 268 adet takip dosyası yönünden de tarifenin altında kalan 224 adeti için maktu diğerleri içinde nispi tarifeye göre talepte bulunabileceği gerekçe gösterilerek toplam 660 icra takip dosyası yönünden 14.392.79 YTL nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir..
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen tarihsiz “vekalet sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, 3. maddesinin 1. fıkrasında sözleşmenin süresinin bir yıl olduğu,aynı maddenin 2. fıkrasında taraflar sözleşme bitiminden 15 gün önce yazılı olarak fesih ihbarında bulunmadığı takdirde aynı koşullarla sözleşmenin bir yıl uzayacağı, 4.maddesinin 1.fıkrasında aylık brüt ücretin 263.090.905 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 4. maddesinin 4. fıkrasında da icra dairesi,mahkeme ve yargıtay’ca takdir ve hasıma tahmil edilecek avukatlık ücretleri, Telekom personeli avukatlarının tabi olduğu hükümler dairesinde avukata ödeneceği 12 maddesinde …’un haklı bir neden olmasa dahi 15 gün önceden yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi her zaman fesh edeceği kararlaştırılmıştır.,
Yine dosyada bulunan, davalı tarafından davacıya gönderilen 12.5.2003 tarihli ihtarla, sözleşmenin 3/1 maddesine göre 1 aylık feshi ihbar süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyerek sona erdirileceği ve fesih edileceği bildirilmiştir.
Mahkemece, davacının takip ettiği toplam 660 adet takip dosyası içinAvukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yapıldığı belirtilip,14.392.79 YTL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı, davacı avukatın ücret talep ettiği dosyalarda gereği gibi görevini ifa etmediği ve ihmal gösterdiğinden bahisle, görevi ihmal suçundan … Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkındaki ceza davasında yargılandığı ve ceza dosyasının halen Yargıtay incelemesinde bulunduğunu, ileri sürmüştür.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme hizmet-hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164. 2008/11853-2009/5474
maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında ücret olduğu kabul edilemez. Taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan bu sözleşmenin hükümlerine göre çözümü gerekir. Sözleşmenin 3. maddesi ile sözleşme süresinin bitiminden bir … önce veya her zaman bir … sonra hüküm ifade etmek üzere, tarafların yazılı ihbarla sözleşmeye son verebilecekleri kararlaştırıldığına göre, davalının sözleşme bitim tarihinden önce, 12.5.2003 tarihinde gönderdiği ihtarla sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi, haksız fesih sayılamayacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azilin sonuçlarını doğuran bir fesih de değildir. Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanması düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması davacının fesih tarihi itibariyle hiçbir ücret isteyemeyeceği anlamına da gelmez. Öyle olunca davacının, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, sözleşmenin 3.ve 4 maddeleri hükmünce ücret istemeye hakkı vardır. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, davacının tahsilatla sonuçlandırdığı veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan, ancak tahsilatı mümkün hale gelen veya tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyalardan dolayı davacının sözleşmenin 4. maddesine göre ücret isteyebileceğinin kabulü gerekir. Sözleşmenin sona erdirildiği tarih itibariyle sonuçlanmayan ve devam edip sonucunun ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı da davacının sarfettiği emek ve mesaisi her bir dosya için nazara alınarak, sözleşmenin 4. maddesine göre isteyebileceği ücret baz alınarak ve bu miktarın altında olmamak üzere hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak, uygun bir miktarı ücret olarak isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ancak, davacı hakkında ücret talep ettiği dosyalar açısından görevi ihmal suçundan ceza mahkemesinde dava bulunduğu bildirildiğine göre, mahkemece bu dosya ve yine davacının davalıya karşı … 1.Asliye Hukuk mahkemesinin 2004/710 esas sayılı dosyası ile … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/363 esas sayılı dosyası celp edilerek davacının ücret talep ettiği icra dosyalarının gerek ceza dosyası ve gerekse az yukarda açıklanan hukuk mahkemesi dosyalarının konusunu oluşturan dosyalarla aynı olup olmadığı da araştırılmak suretiyle davacının yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine göre hak edebileceği ücret, uzman bilirkişi veya kurulu aracılığıyla belirlenmeli ve yine bu belirleme yapılırken mahkemece toplam 660 takip dosyası yönünden hüküm kurulduğu,davacının mahkeme kararını temyiz etmemesi nedeniyle eldeki davaya konu edilmesine rağmen hüküm altına alınmayan bu 660 adet takip dosyası dışında kalan diğer dosyalar yönünden davalı 2008/11853-2009/5474
lehine usuli kazanılmış hak doğduğu da gözetilmek suretiyle herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamalıdır.Mahkemenin açıklanan bu yönleri göz ardı ederek . eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.