YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12274
KARAR NO : 2009/3660
KARAR TARİHİ : 18.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile eğitimini tamamlamasını müteakip kaptan pilot olarak çalışması için kokpit personeli çalışma sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereği davalıya tüm masraflar davacı tarafça karşılanmak üzere yurtdışında özel eğitim aldırıldığını, sözleşme gereği davalının 26.10.2005-26.10.2008 arası davacı şirkette çalışmayı yükümlendiğini, üç yıl içinde haklı bir neden olmaksızın işten ayrılması halinde hiçbir itirazda bulunmaksızın her yılın karşılığı 9.000 Euro olmak üzere 27.000 Euro ödemeyi kabul ettiğini, davalının 31.12.2005 tarihi itibariyle haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini belirterek 27.000 Euronun 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile 26.4.2005-31.12.2005 arası dönem için sözleşme imzaladığını, sözleşmenin 4/d maddesi gereği süre bitiminden 15 gün önce feshi ihbarda bulunduğunu, kendisinin deneyimli pilot olup, davacının kullandığı uçak için eğitim vermediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 3 yıllık olduğu, davalının alacağı simülatör eğitimi karşılığı yapılacak masraf karşılığını işten ayrılma halinde 27.000 Euroyu peşinen ödemeyi kabul ettiği davalının 3 yıllık süreyi doldurmadan işten ayrıldığı, çalıştığı 8 aylık döneme tekabül eden 6.000 Euro mahsub edilerek 21.000 Euronun 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
2008/12274-2009/3660
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında 26.4.2005 tarihinde başlayan ve 3 yıl süreli kokpit porsoneli sözleşmesi yapıldığı, davacının davalıya simülatör eğitimi vermeyi taahhüt ettiği, davalının üç yıl içinde haklı bir neden olmaksızın işten ayrılması halinde işverene her yılın karşılığı 9.000 Euro olmak üzere toplam 27.000 Euro ödemeyi kabul ettiği, ancak tamamlanmış hizmet yılına tekabül eden yıl karşılığı 9.000 Euronun tazminattan düşmesinin kararlaştırıldığı, tarafların sözleşmesinin bitiminden 15 gün önce yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi feshedebileceğinin kararlaştırıldığı, davacının davalıya simülatör eğitimi verdiği, davalının 3 yıllık süre dolmadan 31.12.2005 tarihi itibariyle sözleşmeyi haksız feshettiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 4/c maddesindeki “Tip eğitimi şirket tarafından yaptırılmış kokpit personeli simülatör eğitimi başlangıç tarihinden itibaren 3 yıl içinde haklı bir neden olmaksızın işinden ayrılması halinde hiçbir itirazda bulunmaksızın işveren’e her yılın karşılığı 9.000 Euro olmak üzere toplam 27.000 Euroya bir defada peşin olarak ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Ancak; tamamlamış olduğu hizmet yılına tekabül eden yıl karşılığı miktar (9.000 Euro) toplam tazminattan düşecektir.” şeklindeki düzenleme BK. 158.maddesi gereği seçimlik cezai şart niteliğindedir. Seçimlik cezai şartta alacaklı ya sözleşmedeki edimin ifasını, yada onun yerine kararlaştırılan ceza-i şartın ödenmesini isteyebilir. Davacı, bu uyuşmazlıkta ceza-i şart olarak kararlaştırılan 27.000 Euronun tahsilini istemiştir.
Kural olarak sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde taraflar ceza-i şart miktarını tayinde serbesttir. Ancak BK. 161/son maddesi gereğince hakim fahiş olan ceza-i şart miktarını indirmekle yükümlüdür. Bu konuda tarafların talepte bulunmasına gerek yoktur. Mahkemece davacının talep ettiği 27.000 Euro ceza-i şartları 6.000 Euro indirim yapılmışsada bu indirim sözleşmenin 4/c maddesi esasları dahilinde fiilen yerine getirilen hizmet süresine ilişkindir. Bu indirimin BK. 161/son maddesinde öngörülen ve hakimin resen gözeteceği bir indirim olarak kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca hakimin BK. 161/son maddesi gereğince ceza-i şartın indirim yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa bunun miktarı konusunda bir değerlendirme yapması gerekir. Hakim ceza koşulunun
2008/12274-2009/3660
fahiş olup olmadığını değerlendirirken, tarafların ekonomik durumları, asil olarak borçlunun ödeme gücü; alacaklının, kendisine asıl borcun ifasındaki yararı ile ceza-i şart ödenmesi halindeki yararı arasında makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılmasından dolayı alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ölçü alınıp ceza-i şart miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak saptanmalıdır. Hakimin bu kuralları uygularken kullanacağı takdir hakkının Yargıtay denetimine elverişli olması gerekir. Aşırılığın belirlenmesinde ceza-i şart borcun yerine getirilmesi için davalı üzerinde bir baskı yaptığı da gözetilip böyle bir baskının ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde aşırı indirimden kaçınmalıdır. Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ceza-i şartın fahiş olup olmadığı, indirim gerekip gerekmediği, fahiş ise ne oranda indirim yapılması gerektiği saptanıp, mahkemece verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmeyerek davalı lehine olması kazanılmış hak da gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.