Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/12384 E. 2009/2858 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12384
KARAR NO : 2009/2858
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,yurt dışında çalıştığını, galerici olan davalı …’a Mercedes aracını satması için bıraktığını, müşteri çıktığında vekalet verilmesi konusunda anlaşıldığını, davalı …’ın aracı 5.4.2005 tarihinde 3. şahsa bilgisi ve onayı dışında sattığını, satımı bilen diğer davalı … adına aracın resmi satışının yapılabilmesi için verilmiş vekaletnamesinin olduğunu, aracı haricen satın alan 3. şahsın yaptığı kaza nedeniyle ruhsat sahibi olması sıfatı ile kendisi ve kazayı yapan şahıs aleyhine açılan davada 11.500,00 YTl tazminat ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 11.500,00 YTl nin ödeme tarihinden faizi ile tahsilini, ıslah dilekçesi ile de protokol gereği ödemek zorunda kaldığı toplam 21.500,00 YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracın 3. şahsa olan satımını davacının bildiğini, vekaletname olmasına rağmen devrini yurt dışından gelince veririm dediği için resmi devrin yapılmadığını, alınan satım bedelinin davacı talimatı ile davacının eşinin hesabına yatırıldığını, davanın kazayı yapan şahsa açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının trafik kazası nedeniyle uğradığı zararını dava dışı sürücüden karşılaması gerektiğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2008/12384-2009/2858
2-Davacının aracını, satış için davalı galerici …’a bıraktığı, diğer davalı …’te ise aracın satımı için 14.2.2005 tarihli vekaletnamenin bulunduğu, aracın 5.4.2005 tarihli harici sözleşme ile … vekili … denmek sureti ile dava dışı … ‘a satıldığı,bu satımdan vekil olan …’in bilgisinin olduğu, 10.9.2005 tarihinde aracın kaza yaptığı, sürücünün 8/8 oranında kusurlu olduğunun saptandığı, sürücü ile kayıt maliki olması sıfatıyla davacı aleyhine açılan davada 40.784,00 YTL tazminat istendiği, 15.6.2006 tarihli harici protokolle 21.500,00 YTL nın ödenmesinin kararlaştırıldığı ve davanın feragatle sonuçlandığı dosya içeriği ile sabittir. Mahkemece zararın kazayı yapan sürücünün sorumlu olduğu ve ondan istenmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı …’ın davacı vekili olarak 5.4.2005 tarihli harici sözleşme ile aracı dava dışı … sattığı sabit olduğuna göre geçersiz bir satış sözleşmesi yaparak üstelik aracıda teslim ederek davacının zararına neden olmuştur. Bu nedenle davalı … oluşan zarardan sorumludur. Öte yandan davalı … Uçar’ın 14.2.2005 tarihli vekaletname ile aracın satımı konusunda yetkilendirilmiş olduğu ve harici satımı bildiğine yönelik kabulünün de bulunduğu gözetilerek vekilin özen ve sadakatle … görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle davalı …’in sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir. Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Ayrıca BK 392 maddesi hükmünce vekilin hesap verme yükümlülüğü de bulunmaktadır. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da açıktır.Davalı …’in, aracın noterde satışını yapıp davacıyı 3. şahsın eylemi nedeniyle ortaya çıkacak sorumluluk ve zarardan kurtarma imkanı var iken, bunu yapmamış olması nedeniyle sorumluluğu mevcuttur. Davalılar, davacının talimatı ile resmi devri yapmadığını savunmuşlar ise de, bunu yasal delillerle ispatlayamamışlardır. Bu yüzden açılan davada bu davalıların sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.Ancak davacının davalılardan talepte bulunabileceği zararın miktarının mahkemece tespiti gerekmektedir. Davacı dava dilekçesinde fazlasını talep hakkını saklı tutmaksızın 11.500 YTL için eldeki davayı açtığından, bilahare talebini 15.6.2006 tarihli protokole dayanarak 21.500,00 YTL ye yükseltmesi mümkün değildir. Diğer yandan mahkemece verilmiş kesinleşmiş bir karar olmaksızın davacı zararın tazmini konusunda dava dışı zarara uğrayan ile anlaşmıştır. Davalılar sorumluluğunun bulunmadığını bildirmekte ise de; 11.500,00 YTL lik zararın miktarına yönelik bir itirazda
2008/12384-2009/2858
bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, öncelikle dava dışı sürücünün yaptığı kaza nedeni ile kayıt maliki olan davacının sorumlu olduğu tazminat miktarı saptanmalı, davacının kendi kusuru nedeni ile bu zararın artmasına sebebiyet verip vermediği araştırılarak dava dilekçesindeki talep miktarının aşılamayacağı da gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 5.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.