YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12480
KARAR NO : 2009/3554
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’nın oğlu, diğerlerinin ise kardeşleri olan … …’nın askerlik görevini yaparken zırhlı aracın içerisinde boğularak vefat etmesi nedeniyle Milli Savunma Bakanlığı aleyhine dava açmalArı için davalı olan avukatlara vekalet verdiklerini, davalıların kusurlu olarak süresinde dava açmamaları nedeniyle davanın reddedildiğini, gerekli özeni göstermemeleri nedeniyle uğradıkları zararın davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 75.000 YTL nın 12.2.2002 tarihinden yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, alacağın zamanaşımına uğradığını, süresinde görevli mahkemeye dava açtıklarını ancak mahkemenin görevsizlik kararı verdiğini, en son Uyuşmazlık Mahkemesinin görevli mahkemeyi belirlediğini, buna göre açtıkları davanın idari başvuru olarak kabul edildiğini, kararın kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle süresinde dava açamadıklarını, kusurları bulunmadıklarını aksinin kabulü halinde ise, açılacak davada ne kadar haklı olduklarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davacılardan … için bağlanan maaş maddi zararından fazla olduğu için, diğer davacı kardeşlerin maddi zararları bulunmadığından, ayrıca ıslah ile manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm; davacılar, tarafından temyiz edilmiştir.
2008/12480-2009/3554
Dava, avukat olan davalıların kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. Davalıların davacıların vekili olduğu, davacılar adına Askeri Yüksek İdare Mahkemesine tazminat davası açtıkları ancak süresinde açılmayan davanın reddedildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, vekil olarak özen borcuna aykırı davranan davalı avukatlar yasal süresi içerisinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açmadıkları için kusurludurlar. Bu nedenle davacıların uğradığı zararı tazminle mükelleftirler. Bu zararın kapsamı ise, dava sonucunda hükmedilecek tazminat miktardır.
Davacılar 18.3.2008 tarihinde verdikleri dilekçe ile talep ettikleri tazminat miktarının ne kadarının maddi ne kadarının manevi olduğunu açıklamışlar ise de, bu dilekçe harcı yatırılarak verilmiş, usulüne uygun bir ıslah dilekçesi olmayıp talebin açıklanması mahiyetindedir. Bu nedenle mahkemenin davacıların ıslahla manevi tazminat istediklerine dair gerekçesi doğru değildir. Öyle ise mahkemece, davacıların davalılara verdikleri vekalet ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış olan dava, süresinde açılmış olsa idi davacıların tazminata hak kazanıp kazanmayacakları yani davalıların kusurlu davranışları olmasaydı yapılacak yargılama sonucunda alabilecekleri tazminat olup olmadığı belirlenmeli, tazminata hak kazanmadıkları kabul edilerek dava reddedilecek ise bu davanın da reddine, tazminata hak kazanabileceklerinin tespiti halinde ise, bu miktardan davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek ve davacıların talepleri de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.