Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/12545 E. 2009/5652 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12545
KARAR NO : 2009/5652
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, davalının müvekkili kurumun ADSL abonesi olduğunu, ADSL hizmetinden faydalanabilmesi için bir telefon hattı aldığını, ancak davalının daha sonra telefon hattı olmadan da ADSL hizmetinden yararlanmanın mümkün olduğunu, telefon hattı kullanılmadığı halde her … 10.00 YTL sabit ücret ödemek zorunda kaldığını, bu uygulamanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek Tüketici Hakem Heyeti kuruluna müracaat ederek ADSL hattının açık bırakılarak telefon hattının iptal edilmesini istemiş ve Hakem Heyetince de davalı talebi kabul edilerek telefon hattının iptaline karar verildiğini, verilen iptal kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Hakem Heyeti Kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kurumun altyapısı uygun olduğu halde kendisinin ADSL aboneliği yanında sabit telefon hattını da kullanmaya mecbur ettiğini, Hakem Heyeti Kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının başvurusu üzerine Tüketici Sorunları Hakem Heyetince davalının telefon hattının görüşmelere kapatılarak internet aboneliğine açık bulundurulması gerektiğine karar vermesi üzerine, bu kararın iptali talebiyle açılmış olup, davalının yaptığı başvuru ile yarattığı çekişmenin giderilmesine yöneliktir. Her ne kadar davacının aldığı sabit ücretler miktar itibariyle 4077 sayılı kanunun 22. maddesinde ve HUMK nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırı altında kalmakta ise de, yaratılan çekişme ve verilen hüküm bir yıla mahsus olmadığından ve ileriki yıllara da sari olduğu anlaşıldığından kararın kesinlik sınırlarının dışında kaldığı da açık ve belirgindir. Kesin olmayan
2008/12545-2009/5652
bir karara ilişkin olarak mahkemece kararın kesin olduğunun yazılması ve bu kararın temyizine ilişkin dilekçenin kararın kesin olduğundan bahisle reddedilmesi yok hükmünde olup hukuki sonuç doğurmaz. Bu nedenle temyiz dilekçesinin kararın kesin olduğundan bahisle reddine dair mahkemece verilen 22.7.2008 tarihli kararın kaldırılması ve yasal sürede verilen 3.7.2008 tarihli temyiz temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir.
4822 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22/5 maddesi (2007 yılında değeri 792.12 YTL altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin verecekleri kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir. Değeri 792.12 YTL ve üstündeki uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin verecekleri kararlar Tüketici Mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir) hükmünü getirmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında konuşmadığı telefon hattının telefon görüşmelerine kapatılarak sadece internet aboneliğinin açık bulundurulması konularında muaraza çıkmış olup bu uyuşmazlık gelecek yıllara da sari olduğundan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuru zorunlu değilse de bu konuda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuruyu engelleyen bir hüküm olmadığı gibi başvuru halinde verilen kararın Tüketici Mahkemelerinde delil olarak kabul edileceği yasa hükmüdür. Somut olayda da Tüketici sorunları hakem heyetinin verdiği kararın ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Davacı açtığı bu dava ile delil niteliğindeki hakem heyeti kararının iptalini istemektedir. Asıl dava açılmadan delil niteliğindeki hakem heyeti kararının iptalini istemekte hukuki yarar bulunmadığı izahtan varestedir. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Açıklanan bu durumda mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.