YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12812
KARAR NO : 2009/5759
KARAR TARİHİ : 30.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat ….ve davalı … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların ortak murisi A.Behice Yaşatan’dan 3.12.1997 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile 71 nolu parseldeki hak ve hisselerini satın aldığını, ancak tapu devrinin verilmediğini ileri sürerek, 15.000 YTL.nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, diğer davalı da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 49.075 YTL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıların murisinden 3.12.1997 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın almayı vaad ettiği taşınmazın satış bedelini ödediğini ancak tapu devrinin verilmediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davalılar da, murisin vesayet altına alındığını, satış tarihinde hukuki ehliyetinin bulunmadığını savunmuşlardır. Davalıların murisi satıcı Behice’nin başka dosyalarda alınan … kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporunda 24.1.1996 tarihi ile 15.9.1997 tarihlerinde hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığı ve vesayet altına alınması gerektiği açıklanmış ve 10.8.1999 tarihli ilam ile de vesayet altına alındığı anlaşılmıştır. Buna göre davalıların murisi satıcının akit tarihinde hukuki işlem ehliyetini kaldıracak şekilde ruhsal
2008/12812-5759
rahatsızlığı olduğu ve bu sebeple vesayet altına alındığı gözetildiğinde, satıcı murisin hukuki işlem ehliyetinin olmaması nedeniyle yapılan satış işlemi MK’nun 15.maddesi hükmü uyarınca geçersizdir. Bu takdirde geçersiz sayılan satış işlemi nedeniyle verilen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilebilir. Davacı davalının kısıtlı olduğunu bilmediğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu savunmuş ise, bu husus sonuca etkili değildir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, davalıların iade yükümlülüğü sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olmakla birlikte, hukuki işlem ehliyeti bulunmadığından iade sorumluluğunun kapsamı, elinde kalan miktarla sınırlıdır. Buna göre mahkemece, davalıların murisi kısıtlının satış bedelinden elinde kalan miktarın belirlenmesi hususunda tarafların bu konudaki delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sözleşmedeki satış bedelinin dava tarihindeki ulaştığı değerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Kabule göre de, davaya konu taşınmazın satışının vaad edildiği sözleşmenin, içeriğinden ve dosya kapsamından taşınmazın zilyedliğinin davacıya teslim edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Eğer taşınmazın teslimi sözkonusu olmamışsa, uygulanacak olan zamanaşımı Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıldır (1936/31 esas, 1939/47 karar sayılı ve 7.6.1939 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihadı Kararı) Davalılardan … süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğundan, ıslah tarihi 11.12.2007 tarihi, itibariyle ıslah edilen alacak yönünden davacı talebi zamanaşımına uğrayacağından mahkemece bu hususlar araştırılmadan tüm alacağın kabulüne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı …’e ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 30.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.