YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12936
KARAR NO : 2009/3198
KARAR TARİHİ : 11.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı arsa maliki ile davalı müteahhit arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği inşa ettiği binadan müteahhide düşecek olan 1 nolu bağımsız bölümü 26.11.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile kaba inşaat olarak satın aldığını,tüm masrafları kendisinin tamamlayarak dairede oturmaya başladığını,davalının dava dışı arsa sahibi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile feshedildiğini ,ayrıca satın aldığı dairenin davalı müteahhit tarafından kaçak inşa edildiğinden bahisle yıkım kararı alındığını ,davalı müteahitin kendisine tapu devrini de vermesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazla haklarını saklı tutarak ,dairenin rayiç değeri olarak 12000 ,00YTL maddi ve 1000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “”Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar”” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaclı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan
2008/12936-2009/3198
mal saglama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kisileri de dahil olmak uzere ticarı veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı (satıcı)’nın davacıya (alıcı) konut amaclı taşınmaz (mesken) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerınde bakılacagını öngormüstur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Davacı tarafça temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.