Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/12944 E. 2009/3590 K. 17.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12944
KARAR NO : 2009/3590
KARAR TARİHİ : 17.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, paraya ihtiyacı olduğundan tanıdıkları vasıtası ile davalı ile tanıştırıldığını, davalının kendisine para temin edeceğini belirtmesi üzerine iskontolu para karşılığı davalıya 20.000,00 YTl, 85.000,00 YTL ve 7.500,00 YTL bedelli üç adet çek verdiğini, ayrıca teminat olarak taşınmazının ipotek verilmesi için vekalet verdiğini, bilahare taşınmazın geçici devredilmesi halinde para bulabileceğini söylemesi üzerine taşınmazın satışı için vekalet verdiğini, haberi olmadan taşınmazın 200.000 Amerikan dolarına satıldığını kendisine 48.000 dolar verildiğini, ayrıca 20.000,00 YTLlik çekinde tahsil edildiğini belirterek taşınmazın bakiye satış bedeli olan 152.000,00 Dolar ile tahsil edilen çek bedeli olan 20.000,00 YTL’nin tahsilini istemiş, 28.3.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taşınmazının vekaleten satıldığını, asgari satış bedelinin 500.000 YTl olduğunu, satış bedelinden 48.000,00 Dolar (61.000,00 YTL) dışında kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek 200.000,00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan 112.500,00 YTL alacağı olduğunu, bunun için üç adet çek aldığını, çek bedellerini ödeyemeyeceğini taşınmazının satılarak parayı tahsil etmesinin kararlaştırıldığını, onun talimatı ve belirlediği şartlarla taşınmazın 108.000,00 Dolara satıldığını, davacıya 48.000,00 Dolar verdiğini 60.000,00 Doları alacağına mahsup ettiğini, yine 20.000 YTl’lik çeki alacağından dolayı tahsil ettiğini, halen davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2008/12944-2009/3590
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, davacı adına tapuya kayıtlı daireyi davacının vekili sıfatıyla 27.7.2008 günü üçüncü kişiye sattığı ve satış bedelinin davalı vekil tarafından alındığı davalı beyanı ile anlaşılmaktadır. Davacının bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle … görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Davalı, davacının talimatı ile devri gerçekleştirdiğini savunmuş ise de, bu savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Buna göre, iade yükümlüğünün tespitinde, taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişiye satıldığı 27.7.2008 tarihi itibariyle gerçek sürüm değeri esas alınmalıdır. Bu nedenle mahkemece keşif yapılarak taşınmazın gerçek sürüm değeri belirlenmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu yön gözardı edilerek eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.