YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13044
KARAR NO : 2009/5353
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Avukat olan davacılar, davalı banka ile aralarında yapılan ücret sözleşmesinin Avukatlık Kanununa aykırı hükümler taşıdığını, başvurularına rağmen bu aykırılıkların düzeltilmediğini, biriken ücret alacaklarının ödenmesi ve sözleşmenin düzeltilmesi için 9.4.2004 tarihli noter kanalı ile gönderdiği ihtar üzerine, bankanın kısmen ödeme yapıp, karşı yana tahmil edilen vekalet ücretlerinin ödenmediğini, 20.4.2004 tarihli faks ile vekaletten şifahen istifa ettiğimiz bildirilerek dosyaların devrinin istendiğini, infaz edilen dosyalardan hasma tahmil edilip tahsil edilen ve yasaya göre kendisine ait olan 37.216.466.935 Lira ile, iade edilen dosyalardan da 353.521.179.250 Lira ücret alacağı olduğunu bildirip, bundan fazlası saklı olmak üzere şimdilik 50.000.000 Lira ile birlikte toplam 87.216.466.935 Liranın faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı davacının kötü niyetli olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve 87.216.46 YTL’nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların, davalı bankanın vekilliğini üstlendikleri, aralarında, dosyadaki tarihsiz vekalet ücret sözleşmesinin düzenlendiği, tartışmasızdır. Bu sözleşmenin, “Avukata ait yükümlülükler” başlıklı bölümün 1. maddesinin son kısmında avukatın “BDDK gibi resmi kurumlar hariç hiçbir bankanın vekaletini alarak işlerini takip etmiyeceğini kabul ve taahhüt eder.”, 15. maddesinde özetle “Banka takip ve dava her ne aşamada olursa olsun istediği dosyayı takdiri münhasıran kendisine ait olmak üzere Avukata her ne ad ve nam altında olursa olsun hernangi bir ücret ödemeksizin geri çekebileceği gibi, Bu hususta münhasıran takdir yetkisi bankaya aittir. Banka, bu durumlarda avukata hiç 2008/13044-2009/5353
bir ücret ödemiyeceği”, “ücret” başlıklı bölümün, 2. maddesinde özetle “Avukatın vekalet ücretine hak kazanabilmesi için faiz dahil banka alacağının tüm feriileri ile tahsil edilmesi gerektiği “, 3. Maddesi 1. fıkrasında “Takibe konu alacak, dosya avukata tüm fer’ileri ile birlikte eksiksiz olarak tevdii edildiği tarihten itibaren, bu maddede belirtilen oranlara göre ve aşağıda açıklanan şekilde, takip tarihindeki alacak miktarı üzerinden hesaplanmak üzere, alacak üç … içerisinde tahsil edilirse bürüt %10, teslimden itibaren altı … içerisinde tahsil edilirse bürüt %7 teslimden itibaren dokuz … içerisinde tahsil edilirse bürüt % 5, teslimden itibaren dokuz ayı aşan bir sürede tahsil edilirse bürüt %3 oranında vekalet ücreti, yasal kesintiler yapılıp, ancak bankanın kontrolü ve onayından sonra, avukat tarafından kesilecek serbest meslek makbuzu ve karşılığında ödenecektir.”, 4. maddesinde ” ayrıca Avukatlık Yasası gereğince, avukat olarak icra dosyasına doğrudan ilişkin olarak açılacak her türlü ceza ve hukuk davalarıda dahil olmak üzere Banka lehine hükmedilecek karşı taraf vekalet ücreti bankaya ait olacaktır. Avukat 3. madde uyarınca ödenecek vekalet ücreti dışında ayrıca bir vekalet ücreti talep etmiyecektir. Ücrete esas tutar, avukata aktarılan işin takip yada davaya konu asıl tutarı olup faiz, teminat senedi gibi diğer yan dosyalar nedeniyle ayrıca bir vekalet ücreti talep edilmeyecektir.”, 5. maddesinde özetle “Sulh ve alacaktan vazgeçilmesi, alacağın tahsil edilmeyerek aciz belgesi alınması halinde avukata ücret ödenmiyeceği”, 6. mAddesinde “Banka, takip ve dava her ne aşamada olursa olsun istediği dosyayı takdiri münhasıran kendisine ait olmak üzere, Avukata her ne ad ve nam altında olursa olsun herhangi bir ücret ödemeksizin geri çekebilir.”, 7. maddesinde “sözleşme süresi sona ermiş ve/veya feshedilmiş ise, bu tarihe kadar her ne suretle olursa olsun sonuçlandırılmamış dava ve icra takipleri nedeniyle avukata o tarihe kadar ödenen tutar dışında ödeme yapılmıyacaktır…” hükümleri bulunmaktadır.
Davacı, bu sözleşmenin ücret bölümünün 3.4.5.6.7.8.9 maddelerinin Avukatlık Kanunu hükümlerine aykırı olduğu ve yok hükmünde sayılması gerektiğinden, hasma tahmil edilip, tahsil edilen ücretler ile kendisinden geri alınan dosyalar nedeniyle hakettiğini iddia ettiği ücretinden bir kısmının tahsili talebiyle bu davayı açmıştır. Davalı, davacıların bilerek serbest iradeleri ile bu sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmeye aykırı olarak … Bankası ile anlaşmasını gizlediğini, dosyaları da sözleşmede kendisine tanınan yetkiye göre istediklerini, davacıların kötü niyetli olduklarını bildirip, davanın reddini savunmuştur. Dosyada örneği bulunan 17.8.2001 tarihli sözleşme ile davacıların … Bankasının avukatlığını üstlendikleri anlaşıldığı gibi, davacılarda bunu kabul edip, davalının sözleşme imzalanırken … Bankası ile olan anlaşmalarını bildiğini iddia etmişlerse de, bunu isbat edememişlerdir. Davacıların … Bankası ile olan anlaşmalarının daha önceki tarihli olması, davalının bunu bildiğini göstermiyeceği gibi, bu hususun sözleşmeye açık 2008/13044-2009/5353
aykırılığınıda ortadan kaldırmaz. Öte yandan davacılar avukat olup, kanunları ve özellikle kendi meslekleri ile ilgili olan Avukatlık Kanununu herkesten çok daha iyi bilip, buna uygun davranmak zorundadırlar. Meslek yasalarına aykırı hükümler taşıyan bahis konusu sözleşmeyi bilerek imzalayıp, vekalet görevini üstlenip, işi aldıktan sonra, sözleşmenin yasaya aykırı hükümler taşıdını ileri sürerek, bunların lehlerine değiştirilmesini istemeleri öncelikle ve özellikle M.K. 2. maddesinde belirtilen iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gibi, Avukatlık Kanunun 34 ve 38. maddelerinde belirtilen ilke ve esaslarada aykırıdır. Davacılar bilerek imzaladıkları sözleşmenin, yasaya aykırı hükümlerde taşısa sonuçlarına katlanmak zorundadırlar. Kaldıki Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının 1. cümlesindeki hüküm, avukatların bir meslek kuralı olup, buna uyulmaması bağlı olduğu meslek kuruluşuna karşı sorumluluğunu gerektirir. Bunun takibi ve gereğinin ifası meslek kuruluşuna aittir. Yine Avukatlık Kanunun 164/4 maddesinin 2. cümlesinde, avukatın ücretsiz dava alabileceği belirtildiğine göre, Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinin 1. cümlesinin kamu düzenini ilgilendirmediği, avukat ile müvekkili arasındaki ilişkiyi etkileyecek … hukuk etkisi tanınmayacağı sonucuna varılmıştır. (Yar. Doç. DR.Türker Yalçınduran’ın vekalet sözleşmesinde ücret isimli eseri)
Genel olarak yasalardaki yasaklamaların konulmasındaki asıl amaç, kötüniyetli kişilerin eylem ve tasarruflarından iyiniyetli kişileri, dolayısı ile toplumu koruyarak kamu düzenini sağlamakdır yukarıdaki açıklamaların aksinin kabulü, her meslekte olacağı gibi saygın ve onurlu avukatlık mesleğinin mensubu olan, azda olsa kötüniyetli avukatları ödüllendirecektir. Buna imkan vermemek, kutsal savunma hakkını üstlenen onurlu ve saygın avukatlık mesleğinin korunması için gerekli ve mesleğin menfaatinedir. Açıklanan bu nedenlerle davalı banka dosyaları geri istemekte ve hasma tahmil edilen ücretleride ödememekte haklı olup, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.