Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/14058 E. 2009/4937 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14058
KARAR NO : 2009/4937
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacı …’un davalıya ait taşınmazı kiraladığını, diğer davacı …’un da sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, iki aylık kira bedeli olarak 1.800 YTL ile 1800 YTL depozito ödediklerini, ancak davalının konutu teslim etmediğini, bu nedenle başka taşınmazda kaldıklarını, 3.600 YTL’nı ödemeyen davalının bir yıllık kiranın tahsili için icra takibide yaptığını ileri sürerek davalıya 10.800.00 YTL borçlu olmadıklarının tespiti ile 3.600 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte mecurun anahtarının da teslim edildiğini, davacılardan kira parası almadığını, sadece 1000 Euro depozito aldığını, taşınmazın halen davacıların kullanımında olduğunu savunarak davanın reddin dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar bu davada, davalıdan kiraldıkları taşınmazın kendilerine teslim edilmemesi nedeniyle başka taşınmaz kiraladıkları için davalıya kira borçlarının bulunmadığının tespitiyle ödediklerinin iddia ettikleri iki aylık kira parası ve depozitonun tahsilini istemişlerdir. Davacılar ile davalılar arasında imzalanan 25.10.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazın davacılara teslim edildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup, bu husus mahkemeninde kabulündedir. Davacılar iki aylık kira parası olan 1.800 YTL’nı ödediklerini iddia etmiş iseler de davalı bu iddiayı reddettiği gibi davacılır bu hususu ispatlayamamışlardır. Bu durumda davacıların sözleşmedeki muacelliyet şartı uyarınca dönem sonuna kadar olan kira parasından sorumlu olduklarının kabulü gerekmekte isede, davalının çilingir vasıtasıyla taşınmazın kapısını açtırdığı 8.8.2007 tarihinden sonraki dönem için davacıların kira parasından sorumlu olmadıkları da anlaşılmaktadır. Öte yandan dava konusu taşınmazın bulunduğu sitenin yönetimi de ağustos 2007 tarihinden itibaren taşınmazda dava dışı şahsın ikamet ettiğini bildirmiştir. Hal böyle olunca davacılar tarafından ödendiği kira sözleşmesi ile sabit olan 1000 Euro’nun TL karşılığının kira borçlarıdan mahsup edilmek suretiyle 8.8.2007 tarihine kadar olan kira borçlarından davacıların sorumlu oldukları, 8.8.2007 tarihinden sonraki dönemden sonraki kira bedelinden sorumlu olmadıklarının kabulü zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.