Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/14688 E. 2008/15644 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14688
KARAR NO : 2008/15644
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 1162,1160,1155 sayılı parselleri kardeşi olan davalıdan 7.12.1981 tarihli harici senetle satın ve teslim aldığını, o tarihte bu taşınmazların tapusu olmadığından devrinin yapılamadığını, ancak davalının kadastro geldiğinde de devre yanaşmadığını, açtığı dava sonucu tapuyu alamadığını ileri sürerek 1981 tarihinde ödenen 200 000 Tl satış bedeli ile 200 000 TL cezai şartın dava tarihine uyarlanarak 10.000,00 YTL alacak, 15.000,00 tazminat toplamı 25.000,00 YTL olarak faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımının dolduğunu, kendisinin sadece 1162 parseldeki payını sattığını, bunun da açılan dava sonucu davacı adına tescil edildiğini, diğerlerini satmadığını, bunlardan dolayı kendisine satış bedeli ödenmediğini,bu parsellerin sözleşmede yer almasını cahilliği sebebi ile fark edemediğini ayrıca bu parseller hakkında açılan davanın da reddedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1162 parsel hakkındaki davanın kabul edilip davacı adına tescil edildiğine ,diğer parsellerin satıldığının davalı tarafça kabul edilmediğine ve devir koşullarının gerçekleşmediğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında 7.12.1981 tarihli harici satış sözleşmesinin düzenlendiği tarafların kabulündedir. Davacı sözleşme gereği bedelin ödendiğini, taşınmazların teslim edildiğini ancak tapuları o tarihte olmadığından devrin yapılamadığını, kadastro geçtikten sonra da devre yanaşılmadığını, açtığı tapu iptali tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Harici satış sözleşmesiyle davalının, murisleri …’ın sağlığında …’dan kendisine düşecek paya ilişkin satış yaptığı sabittir. Açılan tapu iptali tescil davasında MK 613 maddesi gereğince murisin sağlığında onayı olmaksızın yapılan pay satış sözleşmesinin geçerli olmayacağı kabul edilmiş, ancak 1162 parsel yönünden …’ın onayı alınmış ve davalı tarafından da bu satış kabul edilmiş olunduğundan bu parsel yönünden davanın kabulüne, … verilmeyen diğer parseller yönünden davanın reddine karar verilip, 4.2.2002 tarihinde karar kesinleşmiştir. Davacı her nekadar murisin sağlığında onayı olmaksızın yapılan pay satışı nedeniyle geçersiz olan sözleşmeye dayanarak tapu iptali tescil talebinde bulunamazsa da, 7.12.1981 sözleşme tarihinde 1160 ve 1155 sayılı parseller için ödediği satış bedelini denkleştirici adalet ilkesi gereğince geri isteyebilir. Davalı bu bedelleri almadığını bildirmişse de bu iddiasını aynı mahiyetteki delillerle kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece davacının 7.12.1981 tarihinde ödediği toplam 100 000 Tl nin ifanın imkansız hale geldiği yani tapu iptali tescil davasının reddedilip kesinleştiği 4.2.2002 tarihi itibariyle enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücünün bulunması sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 bent gereği temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.