YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15100
KARAR NO : 2009/5359
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan aldığı banka kartını 15.11.2003 tarihinde ATM cihazında kullandığı sırada kartın cihazda takılı kaldığını, banka açılınca bankaya kartını almaya gittiğinde kartın makinadan çıkmadığını söylediklerini, bu arada kartla 17.000YTL.nin nakit, havale, pos vs. yapılan işlemlerle çekildiğini öğrendiğini, aynı gün polise başvurduğunu, maddi ve manevi çöküntüye uğradığını, bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 17.000YTL maddi ve 1.000YTL manevi olmak üzere toplam 18.000YTL tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bahsettiği olayların kart ve şifrenin birlikte kullanılması ile gerçekleştirildiğini, davacının kayıp bildirimi için müşteri hizmetlerini aradığı dakikaya kadar dolandırıcılık işlemine maruz kaldığını, müşteriye telefonda şifre sorulmadığını, oysa davacının karşısına çıkan kişiye şifresini verdiğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın ATM cihazında gerekli ve yeterli güvenlik tedbirini almak ve müşterilerinin güvenliğini sağlamak zorunda olduğu, davalının olaydan sorumlu olduğu, davacının olayda kasıt ve ağır kusurunun olmadığı, davacının, hesabından çekilen ve ödemek zorunda kaldığı bedeller ile masraf ve faizlerini istemekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı bankadan aldığı banka kartını ATM 2008/15100-2009/5359
cihazında kullanırken kartın sıkıştığını, kartının ve bilgilerinin kötüniyetli kişiler tarafından elde edilerek kullanıldığını, olayda davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, kusurun kart bilgilerini üçüncü kişilere veren davacıda olduğunu savunmuştur. Mahkemece kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, bilirkişiye hesaplama yaptırılarak davanın rapor doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre davacının davalı bankadan aldığı banka kartı ile 15.11.2003 tarihinde davalıya ait ATM cihazında işlem yaparken kartın makinada kaldığı, davacının kayıp bildirimini davalı bankaya 17.11.2003 tarihinde yaptığı anlaşılmaktadır. Şu hale göre, ATM cihazlarındaki kart yuvalarını kötüniyetli üçüncü kişilerin kolayca müdahalelerine imkan tanıyacak şekilde bırakan, müşterilerinin bu tür dolandırıcılık işlemlerine maruz kalmasını engelleyecek ve bu konuda yeterli güvenlik ve denetim tedbirlerini almayan davalı bankanın olayda asli kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, kart sahibi olan davacı da, gerek davalı banka ile imzaladığı sözleşmenin 52. ve 76.maddesi kendisine tevdi edilen kartı ve bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak ve iradesi dışında kartın veya bilgilerin kaybolması veya çalınması durumunda kart çıkaran bankayı derhal haberdar etmek zorundadır. Kartı ATM cihazına sıkışan davacı daha güvenli yollardan ve en kısa sürede kart çıkaran bankayı haberdar etmeden kötüniyetli kişilerin kart ve kart bilgilerini ele geçirmesine sebebiyet verdiğine göre, olayda davacının da müterafık kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Öyle olunca mahkemece, tarafların olaydaki kusur ve sorumluluklarının gerektiğinde uzman bilirkişiden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor da almak suretiyle yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, 14,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 233,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.