Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/15293 E. 2009/5488 K. 21.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15293
KARAR NO : 2009/5488
KARAR TARİHİ : 21.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan ihale ile bir taşınmaz satın aldığını, satış bedelini taksitler halinde ödediğini, tescil aşamasında ihale edilen taşınmazın dava dışı hazineye ait olduğunun anlaşıldığını, tescilin gerçekleşmediğini, ödenen 61.153.50 YTL ve bunun işlemiş 43.884.48 YTL faizi yönünden takip başlattığını, davalının 49.980.76 YTL dışında kalan kısma itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendilerine toplam 4.998.76 YTL ödemede bulunduğunu, icrada bu miktarın kabul ettiklerini, temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 49.963 YTL asıl alacak ve 1.634.90 YTL üzerinden itirazın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ödediği para ve işlemiş faiz yönünden davalıya karşı … İcra Müdürlüğünün 2004/908 esas sayılı dosyası ile takip başlatmış davalı ise icraya verdiği 16.9.2004 tarihli dilekçesi ile davacı alacaklının kendilerine toplam 49.980.760.000 TL ödemede bulunduğunu bu miktar yönünden girişilen takibi kabul ettiğini beyan etmiş olup, kabul edilen miktar üzerinden takip kesinleşmiştir. Buna rağmen
2008/15293-2009/5488
mahkemenin itiraza uğramayan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir. Diğer taraftan davacı icra takibinden önce davalıyı BK 101/1 maddesi anlamında temerrüde düşürmüş değildir. O nedenle işlemiş faizde istenemez. Hal böyle olunca davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.