Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/16006 E. 2009/5776 K. 30.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16006
KARAR NO : 2009/5776
KARAR TARİHİ : 30.04.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 10.8.2003 tarihinde ingilizce dil kursu eğitimi almak üzere sözleşme imzaladığını, ancak kursa başladıktan kısa süre sonra, vaad edilen niteliklerde bir eğitimin verilmediğini, aldığı eğitim seviyesi ve kalitesinin kendisine söylenen nitelikleri taşımadığını, 40 kişilik sınıflarda derslerin öğretmersiz sadece kaset ve bilgisayar ekranına dayalı eğitim verildiğini görünce 28.10.2003 tarihinde yazılı fesih bildiriminde bulunduğunu, ödedği 1.327 YTL.nin tahsili için yaptığı icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, verilen eğitimin öğrencinin kendi çalışma isteği ve disiplinine dayalı bir sistem olup ayıplıhizmetin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin davalı tarafından … taraflı olarak haksız şartları içeren nitelikte tanzim edildiğini bu nedenle geçersiz olduğu kabul dilerek 1.327 YTL.üzerinden itirazın iptaline fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.8.2003 -10.2.2005 tarihleri arasında ingilizce kursu verilmesine ilişkin olup, sözleşmede davacı ve davalı şirkete yükülenen edimlerin yazılı olduğu, davacının 28.10.2003 tarihli ihtar ile vaad edilen eğitimin verilmediği gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiğini davalı tarafa bildirdiği, dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Bir davada, tarafların ileri sürdükleri vakıalara uygulanacak hukuk kurallarını bulmak ve uygulamak HUMK.nun
2008/16006-5776
76. maddesi gereğince doğrudan hakimin görevidir. Taraflar arasındaki ihtilafın 625 sayılı “… Öğretim Kurumları Kanunu” ile bu kanuna göre çıkartılan “… Öğretim Kurumları Yönetmeliği” ve … Öğretim Kurumlarında Öğrenci Ücretlerinin Tespit ve Tahsiline Dair yönetmelik” hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. … Öğretim Kurumlarında Öğrenci Ücretlerinin Tespit ve Tahsiline Dair Yönetmeliğin “Ücretlerin İadesi” başlıklı 10. maddesinde: “Aşağıda belirtilen sebeplerden bir veya birkaçı dolayısı ile kurumdan ayrılan öğrencilerin ayrılış tarihinden sonraki aylara, günlere ve saatlere isabet eden ödenmiş ücretleri iade edilir. a) Öğrencinin il içinde veya İl dışında başka bir kuruma nakil olması, b) öğrencinin … sebebiyle kurumdan ayrılması c) Kanunun 15 ve 16. maddelerine göre kurumun kapatılması, d) kurumların öğretime başlamasından önceki bir tarihte öğrencinin her hangi bir sebeple kurumdan ayrılması ve ayrılmak için müracaat etmesi, e)öğrenci velisinin öğrenciyi kurumda okutamayacak duruma düştüğünü, resmi makamlardan alacağı belgelerle tevsik etmesi.” şeklinde düzenlenmiş olup, öğrencinin veya kursiyerin kurumdan ayrıldığı tarihten sonraki süreye ilişkin ücretin iadesi, sayılan bu koşullarla sınırlandırılmıştır.
Dava konusu olayda, az yukarda yazılı Yönetmeliğin 10. maddesinde “ücretin iadesi” için sayılan şartlardan birinin varlığı, iddia ve ispat edilmemiştir. Sözleşmenin feshi nedenlerinden olarak gösterilen, eğitim kalitesinin düşük olduğuna ilişkin iddia ise, kursiyerlerin beklentilerine göre değişebilen subjektif bir değerlendirme olup, somut veri ve sonuçlara dayanmadığından dikkate alınamaz. O halde, taraflar arasındaki sözleşme geçerli olup, davacı haklı olarak feshettiğini isbatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.