YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16315
KARAR NO : 2009/5800
KARAR TARİHİ : 30.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan harici sözleşme ile taşınmaz satın aldığını, satış bedeli olan 20.000 YTL’yi ödediğini, sözleşmede tamamının peşin alındığının yazılı olduğunu, ancak miktar yazılmadığını, taşınmazın satış tarihindeki değerinin de 20.000 YTL olduğunu, davalının taşınmazı üçüncü bir kişiye devir ettiğini, bunun üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının kaldırılmasına, davalının %40 kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, gayrimenkul satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, tarafların geçersiz sözleşme gereğince ödedikleri bedelleri birbirlerinden geri isteme hakkının olduğu, ancak, sözleşme içeriğinde taşınmazın değerinin belli olmadığı gibi davacının sunduğu tüm delil ve belgelere göre de bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında haricen taşınmaz satışına ilişkin 3.1.2005 tarihli sözleşmenin düzenlendiği hususunda ihtilaf yoktur. Davacı, mahkemece yapılan isticvabında kendisinin Yeşilsaray Ltd. Şti. ortağı olan İsmail Akkoca ile çalıştığını, dava dışı … Türkel’in Yeşilsaray Ltd. Şti.ne olan borcuna karşılık üç adet çek verdiğini ve çeklerin iadesine karşılık …’in davalıya ait taşınmazın devrini teklif ettiğini, davalının bunu kabul etmesi üzerine çekleri iade ettiklerini, kendisinin de Yeşilsaray Ltd. Şti.ne kendi hesabından 18.000 YTL karşılığı faizi ile birlikte ürün verdiğini bildirmiş, davalı ise, yanında çalıştığı dava dışı …’in borcunu ödeyeceğine güvendiği için kefil olmayı kabul ettiğini, davacıdan para almadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacı … ile davalı … arasında düzenlenen 03.01.2005 tarihli harici sözleşmenin davalıya ait 1506 ada 3 parseldeki taşınmazın davacıya satışına ilişkin olduğu ve bu haliyle geçersiz bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, gerek davacının yargılama sırasındaki beyanları ve davalının savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmedeki asıl amacın davalının dava dışı … Türkel’in borcunun davalı tarafından üstlenilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, bu sözleşmenin hata ve hileye dayalı imzalatıldığını savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Esasen mahkemece de bu olgular kabul edilmekle birlikte, sözleşmede taşınmaz değerinin belirtilmediği ve değerinde belirlenmediği sonucuna varılarak dava red edilmiştir. Böyle bir durumda taşınmaz değeri mahallinde yapılacak keşif ile belirlenebileceği gibi, somut olayda özellikle, sözleşmede imzası bulunan ve tanık olarak dinlenen … Bulut ve Halil Adıgüzel’in beyanları değerlendirildiğinde davalının üstlendiği borcun 15.000 YTL olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka anlatım ile davacının davalıdan 15.000 YTL alacaklı olduğu kanıtlanmıştır. Böyle olunca mahkemece bu yön gözetilerek davanın bu miktar alacak yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.