YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3140
KARAR NO : 2008/8830
KARAR TARİHİ : 24.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, davalı … ile izinsiz yapılan enerji nakil hatlarının izinli hale getirilmesi amacıyla 4.4.2002 tarihli protokol yapıldığını, davalının irtifak hakkı bedellerini ödemediğini öne sürerek , enerji nakil hattı irtifak bedeli talep etmiş, 4.7.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 183.087,42 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 66.404,26 YTL ile bu bedele ilişkin 11.553,77 YTL KDV ye 1.10.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 6183 sayılı yasanın 51. maddesi uyarınca gecikme zammı da yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı dava açarken dava dilekçesinde davalı olarak … ve … Elaktrik Dağıtım A.Ş. Yi göstermiştir.Yargılama sonucunda yazılan karar başlığında davalı olarak Tedaş … Elektrik Dağıtım gösterilmiş ve kararda da davalıdan tahsiline denmiştir.Davalı olarak iki şirket gösterilmekte olup her iki şirketin birbirinden ayrı hükmü şahsiyetleri bulunmaktadır. Davanın hangi şirket hakkında kabul edildiği hükmedilen paranın kimden tahsili gerektiğine dair açıklık ve netlik yoktur. HUMK 388 maddesinin 2 fıkrasına göre kararda “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Ayrıca aynı madde gereğince mahkeme kararı açık, net olmalı infazda
2008/3140-8830
tereddüt yaratmamalıdır. Mahkemece karar başlığında davalıların ikisinin ayrı ayrı gösterilmediği gibi, hükümde de hangi davalıdan tahsiline karar verildiğine dair bir açıklık ve netlik yoktur hal böyle olunca infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde 1.057.90 YTL.nın davacıya, 1.057.90 YTL.nın davalıya iadesine, 24.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.