YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3520
KARAR NO : 2008/8899
KARAR TARİHİ : 26.06.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının müteahhidi ve satıcısı olduğu daireyi 15.4.1997 tarihinde satın aldığını, 2001 yılından bu yana binada yavaş yavaş bir takım değişiklik ve bozulmalar olduğunu, 2004 yılında binanın çok ciddi tehlike arz etmeye başladığını, 2004/319 değişik … dosyası yapılan tespit sonucu inşaat hatası nedeniyle binada çatlaklar, kaymalar, tavan sarkmaları olduğunun belirlendiğini, 1.2.2005 tarihinde davalıya çekilen ihtardan sonuç alınamadığını ileri sürerek oluşan hasar ve takviye giderleri karşılığı 8.500,00 YTL ile değer kaybı olarak 1.000,00 YTL’nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile de, hasar ve takviye gideri talebini 29.514,00 YTL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, binada ayıplı imalat bulunmadığını, kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının, eksik ve ayıbı öğrenir öğrenmez tespit amaçlı bilirkişi incelemesi yaptırdığı, ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği ve davalının ağır kusur ve ihmalinin bulunması nedeniyle ihbar tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda bağımsız bölüm ve ortak alandaki zararlardan dolayı arsa payına göre hesaplanan 8.500,00 YTL’nin 3.3.2005, 21.014,00 YTL’nin ise 26.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 15.4.1997 yılında tapudan satın alarak oturmaya başladığı dairede 2001 yılından itibaren yavaş yavaş 2008/3520-8899
bir takım değişiklikler olduğunu, 2004 yılında ise tehlike arz edecek boyutta hasar ve zararın oluştuğunu, yapılan tespitte davalı satıcının eksik ve ayıplı imalat yaptığının belirlendiğini, ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Borçlar Kanununun 217.maddesinde, taşınır satımına ilişkin hükümlerin, taşınmaz satımına da uygulanacağı belirtmiş olup, Borçlar Kanununun 198. maddesine göre alıcı teslim aldığı malı örf ve adete göre, imkan hasıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. Somut olayda davacı, daireyi 15.4.1997 tarihinde satın aldıktan 4 yıl sonra bir takım değişiklikler olduğunu, 2004 yılında ise çok ciddi tehlike arz etmeye başladığını bildirmiş, 27.8.2004 tarihinde tespit yapılması için mahkemeye başvurmuştur. Bu tarih itibariyle davacı ayıba muttali olmuştur. Öte yandan en geç tespit dosyasında düzenlenen 3.11.2004 tarihi bilirkişi raporu ile ayıbı öğrendiği kabul edilse dahi davalıya yaklaşık 3 … sonra 1.2.2005 tarihinde ihbarda bulunmuş olup davacı bu durumda BK’nun 198.maddesi hükmü ile kendisine yüklenen “derhal ihbar” mükellefiyetini yerine getirmediğinden, taşınmazı yasanın açık hükmüne göre ayıplı hali ile kabul etmiş sayılır. O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.