YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4041
KARAR NO : 2008/10896
KARAR TARİHİ : 22.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, anneleri … … tarafından 26.11.1996 tarihinde davalı şirketten satın alınan 29 nolu dairenin 17 Ağustos 1999 depreminde tamamen yıkılıp enkaz haline geldiğini, ve anneleri …’nin de bu depremde öldüğünü, ayıplı imalattan davalıların sorumlu olduğunu öne sürerek, demirbaş eşyalarla birlikte toplam 3.000’er YTL maddi ve 3.000 ‘er YTL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı … … duruşmaya gelmemiş, diğer davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı Belediye hakkındaki davanın idari yargı yeri görevli olduğundan bu davalı için görevsizlik nedeni ile reddine, 2.359 YTL. maddi ve 2.250 YTL. manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile davalı Kolektif Şirketinden tahsiline, davacı …’e verilmesine, diğer davalılar için şahsi sorumlulukları devam ettiğinden bunlar hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların murisi anneleri …’nin davalı Kollektif şirketten 26.11.1996 tarihinde 29 nolu daireyi tapuda satın aldığı ve 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde tamamen yıkıldığı ve davacıların anneleri ve tapu maliki …’nin bu depremde öldüğü dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, davada kusur incelemesi yapılarak davalı satıcı ve müteahhit
2007/4041-10896
şirket’e %50, fenni mesul ve proje sorumlularına %25 ve Belediye’nin %15 ve deprem şiddetine de %10 kusur veren bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ise de, olayda davacı alıcı yönünden kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulması imkanı yoktur. Zira davalı müteahhit ve satıcı kolektif şirket davacı alıcıya karşı satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine göre sorumludur. (BK. 217 maddesi delaletiyle B.K.’nun 184.maddesi) Daire fen ve tekniğine uygun inşaa edilmediği için, hasar meydana gelmiş veya hasarın derecesi artmış ise, satım akdinin inikadi sırasında gizli olan bu ayıp mevcut olduğundan ve gayrimenkul gizli ayıplı olarak alıcıya satıldığından ayıplı ifa nedeniyle satıcı ve müteahhit olan davalı, bu zarardan sorumludur. Davalının bu sorumluluğunun, bölünmesine imkan yoktur. Satıcı davalının binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde yıkılması nedeniyle oluşan davacı zararının tamamından sorumlu olduğu halde, mahkemece kusur incelemesi yapılarak davalı satıcının kusur oranı nispetinde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Ayıplı imalat nedeni ile davacılar murisine satılan dairenin depremde tamamıyla yıkıldığı gözetildiğinde, davacı zararı belirlenirken arsa payı dahil dairenin deprem tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre sürüm değeri saptanmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, Bayındırlık birim fiyatlarına göre değer tesbiti yapılarak hüküm verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Davacıların murisi annelerinin meydana gelen deprem nedeni ile enkaz altında kalarak öldüğü anlaşıldığına göre, dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarlarının makul ve kabul edilebilir miktarda olduğu değerlendirilerek, bu kalem isteklerinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü de usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, yargılama sırasında davacı …’nın ölümü nedeni ile dava ile ilgili tüm hak ve yükümlülüklerinin tek mirasçısı olan diğer davacıya geçtiği gözetilmeden sadece davacı …’in talepleri için hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz eden davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. , 3. ve 4. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.