YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/413
KARAR NO : 2008/4104
KARAR TARİHİ : 25.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, Bulgaristandan göçmen olarak geldiğini, ilgili Devlet Bakanlığı’nın göçmen evleri projesi kapsamında davalı bankadan kredi kullanmak suretiyle bir konut satın aldığını,konutun 1992 yılında teslim edildiğini ve tapuda devrin gerçekleştiğini, teslim edildiği tarih itibarıyle ödenen peşinat ve taksitler toplamının inşaat maliyetinden düşülerek,bakiye borcun hesaplanacağı,kalan borcun taksitler halinde 10 yılda ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen bu taahhüdün yerine getirilmediğini,konut teslim tarihi itibarıyle toplam 15.200.000 TL ödediğini,mahsup işleminin bugüne kadar yapılmadığını,peşin ödeme indiriminden yararlanmak için bakiye taksit borçlarını ödediğini ileri sürerek,1991 ve 1992 yıllarında konut teslim tarihinden önce ödediği toplam 15.200 TL nın taşınmaz raiç değerleri yada TÜFE oranlarına göre güncelleştirilmek suretiyle hangisi lehine olacak ise o değer baz alınmak suretiyle bulunacak miktardan şimdilik 10.000YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiş;14.8.2007 gününde verdiği ıslah dilekçesi ile toplam 10.886.25 YTL nın ödetilmesini istemiştir.
Davalar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı TKHK’nun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları…” mal, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi” tüketici, “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri” satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında konut satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmaya, tüketici mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre her iki tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın her iki taraf yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının davalı … Toplu Konut İdaresine iadesine, 25.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.