YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4211
KARAR NO : 2008/11611
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içinde davalılar lehine enerji nakil hatları için irtifak hakkı tesis edildiğini, ancak davalıların irtifak hakkı bedellerini ödemediğini ileri sürerek gecikme zammıyla birlikte toplam 64.096,51 YTL’nin 16.2.2006 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasaya göre hesaplanacak gecikme zammıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar müştereken verdikleri cevap dilekçesi ile, Orman Kanununun 17.maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle belirsizlikler oluştuğunu, Bakanlıklar arasında görüşmelerin devam ettiğini, davalı …’a husumetin düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenerek, 30.964,00 YTL asıl alacak bakiyesi işlemiş gecikme zammı olmak üzere toplam 61.926,00 YTL’nin 16.2.2006 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51.maddesinde belirtilen oranlarda hesaplanacak oranda gecikme zammı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, ormanlık alandan geçirilen enerji nakil hatlarının izin irtifak bedellerine ilişkin olup, husumet … Genel Müdürlüğü ile … Elektrik Dağıtım A.Ş. Müesesese Müdürlüğüne yöneltilmiştir. 6831 Sayılı Orman Kanununun 17/3. maddesine göre ormanlık alanlardan geçirilen enerji nakil veya boru hatları ile ilgili ücret ödenmesi ve bununla ilgili uygulanacak esasları düzenleyen 4.4.2002 tarihli protokolün davalılardan … ile imzalanması ve dava tarihindeki hukuki durum nazara alındığında öncelikle dava konusu bedelden kimin sorumlu olduğunun, bir başka deyişle husumetin kime yöneltilmesi gerektiğinin belirlenmesi gerekir.
Türkiye … Kurumunun hukuki varlığı 26.4.1994 tarihinde sonlandırılarak yerine … ve …’ın kurulduğu ve şirketin tüm aktif ve pasiflerinin …’a devredildiği anlaşılmaktadır. 233 Sayılı KHK. nun 15. maddesinde sermayesinin tamamı devlete ait teşebbüslerin işletmelerini müessese halinde teşkilandırılabilecekleri ve buna dayalı olarak da … Elektrik Dağıtım A.Ş. kurularak ticaret siciline tescil edilmiş ve bu suretle bağımsız tüzel kişilik kazanmıştır.
… Elektrik Dağıtım A.Ş.nin bağımsız tüzel kişiliğinin olması kendi faaliyet alanlarıyla ilgili ticari faaliyetlerini karlılık esasına göre ve bağımsız yürütmeleri esas olup, KİT.lerin özelleştirilmelerinin ve bu amaca yönelik bölünmesindeki amaç gözetildiğinde … Elektirik Dağıtım A.Ş.nin faaliyet alanı içinde kalan ormanlık alandan geçen hat ve tesislerle ilgili sorumluluğunun … Elektrik Dağıtım A.Ş.na ait olduğu, dolayısıyla …’a husumet yöneltilemeyeceği kabul edilmelidir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, …’ın da sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş. … Müessesesinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece hükmedilen 61.926,00 YTL’sının içinde 30.964,00 YTL asıl alacak bakiyesi ise işlemiş gecikme zammı bulunmaktadır. Gecikme zammı faiz niteliğindedir. Bu itiharla içinde işlemiş faizde bulunan toplam 61.926,00 YTL’sına 16.2.2006 tarihinden itibaren faiz işletilmesi faize faiz yürütülmesi mahiyetinde bulunmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek hükmedilen alacağın sadece 30.964,00 YTL’lik kısmına 16.2.2006 tarihinden itibaren gecikme zammına hükmedilmesi gerekirken faize faiz yürütülecek şekilde tüm alacağa 16.2.2006 tarihinden itibaren gecikme zammına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.