YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4602
KARAR NO : 2008/11808
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılında …’dan zorunlu olarak göçe tabi tutulan göçmenlerden olduğunu, 1990 yılında Devlet Bakanlığının başlattığı bir proje sonucu kendilerine göçmen evleri yapılacağının taahhüt edildiğini, bu konuda duyurular yapıldığını, müvekkilinin 1991 yılında duyuruda gösterilen banka hesabına 2.500.000 TL. yatırıp başvuruda bulunduğu halde taahhüt edilen konutun teslim edilmediğini, ödedikleri paranın büyük değer kayıplarına uğradığını ileri sürerek 2.500.000 TL. nin dava tarihinde ulaşabileceği değeri belirlenerek şimdilik 1.100.00 YTL. nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, imkanlar dahilinde belli sayıda göçmen konutu yapımının öngörüldüğünü, talebin … olması halinde kura çekimi yapılacağının bildirildiğini, her bir başvuru sahibine konut tahsis edileceği konusunda taahhütte bulunmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 5543 sayılı yasanın geçici 1.maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne, 2.50 YTL nın 25.9.1991 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı …’dan 1989 yılında göçmen olarak geldiklerini, davalının 1990 yılında başlattığı proje kapsamında kendilerine konut yapmayı taahhüt ettiğini, bu taahhüt nedeniyle davalı hesabına 2.500.000 TL. para yatırdığını, konutlarının teslim edilmediğini ileri sürerek talepte bulunmuş, davalı ise bu konuda broşür yayımlandığını kabul etmekle birlikte her başvuru sahibine konut vermeyi taahhüt etmediklerini, sınırlı sayıda konut üretildiğini, broşür ve yönergede gösterilen şartlar dahilinde puantaj usulüne ve öncelik sırasına göre konut dağıtımının gerçekleştirildiğini, 13.5.1992 tarihinde çıkarılan genelge ile de hak sahibi olamayanlara yatırdıkları paralarını almaları için duyuruda bulunduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir. Dosyadaki delillerden davacının 15.10.1991 tarihinde davalının duyurusu üzerine konut sahibi olmak amacıyla davalı hesabına 2.500.000 TL para yatırdığı, davalının çıkardığı yönerge ve broşürde gösterilen konut dağıtımına ilişkin tahsis sıra ve puanlarının yetersiz kalması ve böylece sıraların gelmiş olmaması nedeniyle kendilerine konut tahsis edilemediği, bu icap ve kabule göre de taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmaz satışından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ne varki yargılama sırasında yürürlüğe giren 5543 sayılı kanun ile bu konuda … düzenleme yapılmış ve mahkemece de bu kanunun geçici 1. maddesi gereğince davacının ödediği bedelin ödeme tarihinden faizi ile iadesine karar verilmiştir. Ancak, anılan yasa ile ilgili olarak iptal istemi ile Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve yürütmeyi durdurma kararı verildiği anlaşıldığından, mahkemece bu davanın bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.