Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/4622 E. 2008/11305 K. 08.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4622
KARAR NO : 2008/11305
KARAR TARİHİ : 08.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, noterde yapılan düzenleme şeklindeki 23.08.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu daireyi davalıdan satın aldığını,13000USD+1000YTL satış bedelini 22.8.2001,11.9.2001,15.10.2001,15.11.2001 tarihlerinde taksitler halinde davalıya ödediğini ancak taşınmazın devrinin verilmediğini,davalının kötüniyetli olarak dava konusu taşınmazı dava dışı 3. bir kişiye sattığını aleyhine açılan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/91 esaslı Meni Müdahale ve Ecrimisil davası ile öğrendiğini,taşınmazın 3.kişi adına olan tapu kaydının 4.9.1979 tarihli olduğunu,aleyhine açılan dava sonucunda Meni müdahale davasının kabul edildiğini ,ecrimisil davasının atiye terk edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini,dava dışı 3. kişinin ecrimisil talebini her an yenilemesinin de mümkün olduğunu,bundan doğabilecek zararlara karşılık davalı şirkete dava ve talep haklarını saklı kalmak üzere ,davalı şirkete ödenen 13000 USD +1000 YTL (18823 YTL)nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş,24.7.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporundaki denkleştirici adalet ilkesi uyarınca talebini 43035,00 YTL olarak artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ödenen 13000 USD+ 1000 YTL karşılığı olan satış bedelinin dava tarihi itibariyle ulaştığı değer olan 18823 YTLnin dava tarihinden,24212,00 YTL nin ise ıslah tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş;hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazı noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 23.08.2001 tarihinde davalıdan satın almıştır. Davacı ile davalı arasında yapılan 23.08.2001 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, tarafları bağlayan hukuken geçerli bir sözleşmedir. Sözleşme içeriğinden ve davalının da savunmalarından davacının, satış bedelinin tümünu davalıya odedigı, açıkca anlaşılmaktadır. Davalı satıcı sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemiş, davacı ile dava dışı 3.kişi arasında görülen Meni Müdahale ve Ecrimisil davası sonucunda da davalının edimlerini yerine getiremeyeceği kesinleşmiştir.O nedenle davacı Meni Müdahale ve ecrimisil davasının kesinleştiği başka bir değişle ifanın imkansız hale geldiği tarihteki satıma konu taşınmazın rayiç bedelini davalıdan isteyebilir.Davalı da bu bedeli ödemekle yükümlüdür.Ne var ki davacı dava dilekçesinde taşınmaz için davalıya ödediği 13000 USD +1000 YTL satış bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsili talebinde bulunmuştur..Dava dilekçesinin 5.paragrafında özetle“…….,dava dışı 3.kişinin açtığı meni müdahale ve ecrimisil davasındaki,ecrimisil talebinin H.U.M.K 409 maddesi gereğince müracaata terkedilmiş ise de her an dava açılmasının mümkün olduğunu,bundan dolayı doğabilecek zararlar nedeniyle davalı şirkete karşı dava ve talep haklarını saklı tutmak kaydıyla ödenen meblağların ödeme tarihlerine göre faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini” talep etmekle davacı fazlaya ilişkin haklarını açtığı bu dava ile saklı tutmamıştır.Davacı dava dilekçesinde talebini bu şekilde hasrettikten sonra yargılama aşamasında bilirkişi raporu ile denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen meblağın daha fazla olduğunun saptanması nedeniyle talebini ıslah yolu ile de artıramaz. HUMK’nun 74. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” esası gereğince davada talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedilemeyeceğinden, dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığı halde davacının talebinin ödenen satış bedelinin ödeme tarihlerinden faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu talep olmadığı halde denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması ,davacının talebinin göz ardı edilerek ıslah ile artırılmasının da mümkün olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 8.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.