Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5129 E. 2008/12910 K. 03.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5129
KARAR NO : 2008/12910
KARAR TARİHİ : 03.11.2008

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi (… kurulu-2007/16)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … …, …’daki otel için bir haftalık tur alıp bedelini ödediğini, otelin 5 yıldızlı özellikleri taşımadığını, otelde inşaat çalışmalarının bulunduğunu belirterek ödediği 2.470,96 YTL’nin tahsili için, kayıt formundaki tahkim şartı uyarınca … Kuruluna başvuruda bulunmuş, … Kurulunun 27.8.2007 tarihli kararı ile 2.470,96 YTL maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, kararın HMUK. 532.madde ve devamı uyarınca tebliği ve tashihi için … 5.Tüketici Mahkemesine başvurusu üzerine, tahkim kurulu kararı taraflarca tebliğe çıkarılmış, hakem kararı davalı tarafından esası yönünden temyiz edilmiştir.
… Kurulunun 27.8.2007 tarihli kararının incelenmesinde, davacının dava dışı otelde 20.6.2007-30.6.2007 tarihleri arasında tatil yapmak için rezervasyon yaptırarak bedelini davalıya ödediği, ancak otelin istenen koşullara sahip olmadığı ve otelde inşaat bulunduğu için ödediği bedel ile manevi tazminatın tahsili için … Kuruluna başvurduğu, davalının talebi reddettiği, tahkim kurulunca 2.470,96 YTL ödenen bedelin tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği ve kararın davalı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İhtilafın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki ilişkini hukuki durumunun belirlenmesi ve 4077 sayılı kanunu kapsamındaki ihtilafların tahkime tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Tahkime ait hükümler HUMK 516-536.maddelerinde düzenlemiş olup, taraflar arasında doğan ve adli yargının
2008/5129-12910
görevli olduğu her çeşit uyuşmazlıkların çözülmesinde genel kural olarak, mahkemeler görevlidir.
Ancak bir hak üzerinde ihtilafa düşen tarafların kamu düzenine ilişkin olmayan konularda anlaşarak bu uyuşmazlığın giderilmesini mahkemeler yerine, özel kişilere bırakmaları mümkündür. Usul Hukukumuzda, bir davanın hakemler marifetiyle bakılıp sonuçlandırılması özel bir yargı yoludur. Kanunların açıkça veya zımni olarak cevaz verdiği hallerde tahkim yolu açıktır. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hakem yolu ile çözülmesi hususunda irade serbestisine sahiptirler. Davacı ile davalı arasında düzenlenen kayıt formundaki tahkim şartına dayanarak, dava hakem heyetinde açılmış ve hakem heyetince görülerek sonuçlandırılmıştır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesi ile amacının “Bu kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin … ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarının tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlemeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.” olduğu, 2.maddesi ile kapsamının “Bu Kanunun, 1.inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” olduğu, 3.maddesi ile de kanunun uygulaması ile ilgili tarifler yapılmış, 22.maddesi ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti oluşturulup, bu hakem heyetine hangi hallerde mecburi olarak, hangi hallerde ihtiyari olarak başvurulabileceği belirtildikten sonra, 23.maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
4077 sayılı kanunun amacını belirleyen 1.maddesini açık hükmü ile yasanın bütününden, anayasanın 172.maddesinde yer … “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” hükmü doğrultusunda, birey olarak daha zayıf ve korunmaya muhtaç durumda olan tüketicilerin, satıcı, sağlayıcı vs. karşısında daha etkin bir şekilde korunmasını sağlamak, sosyal ve iktisadi hayattaki gelişmeler karşısında, … hukuka uygun olarak bu yasanın hazırlanıp çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini, ekonomik çıkarlarını korumak, aydınlatmak her şeyden önce devletin anayasa ile üstlendiği görevleridir. Bu yasa ile kamunun yararının korunması, sosyal düzen ve adaletin, tüketiciler ile satıcılar-sağlayıcılar vs. arasında kapsamlı bir ahengin sağlanması amaçlanmıştır. Bu kanun ile tüketici korunurken
2008/5129-12910
aynı zamanda kamu düzeninin sağlanması amaçlanmış olduğundan, kanunun doğrudan kamu düzeni ile ilgili olduğunda hiç tereddüt edilmemelidir.
Tüketicinin korunmasını amaçlayan 4077 sayılı kanunun kamu düzeni ile ilgili özel bir kanun olması, bu yasanın 22. maddesi ile tüketici sorunları hakem heyeti olarak bir hakem heyeti oluşturulmasından, yasa koyucunun böylece zımnen özel tahkim yolunu kapadığı, 23.maddesindeki bu kanunun uygulaması ile ilgili her türlü ihtilafların tüketici mahkemelerinde görüleceği şeklindeki hükmünden, görevli mahkemenin yasa ile açıkça belirlendiği ve bu kanunun uygulanmasından çıkan ihtilafların mutlaka tüketici mahkemelerinde veya miktara göretüketici hakem heyetlerinde bakılması gerektiği, tahkim yolu ile özel hakemler önünde görülemeyeceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki paket tur tatil sözleşmesinden doğan ihtilaf, 4077 sayılı kanunun 1, 2, 3/c-f ve 23.maddeleri nazara alındığına bu yasa kapsamında kalmakta ve ihtilafı çözmede tüketici mahkemeleri görevli olduğundan, sözleşmedeki tahkim şartı geçersizdir. Uyuşmazlığın hakemler vasıtası ile çözümlenme olanağı yoktur. Öyle olunca hakem kurulunca açıklanan bu hususlar göz ardı edilerek, görevleri kapsamında olmayan dava hakkında verdikleri, usul ve yasaya aykırı karar HUMK 533/3 maddesi hükmü gereği bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.