Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5353 E. 2008/13203 K. 10.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5353
KARAR NO : 2008/13203
KARAR TARİHİ : 10.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-KARŞI DAVALI :

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı şirket, davalı … tasarrufunda bulunan açık alanlardaki sabit reklam asma yerlerini 13.6.2000 tarihli sözleşme ile davalı belediyeden kiraladığını, 1. yıl kira bedelinin 2.342.342 Dolar, 2. dönem kira bedelinin ise 2.102.000 dolar olduğunu, 1. dönem kira bedelinin davalıya peşin ödendiğini, ancak dava dışı Karayolları İdaresince 158 adet reklam asma yerinin kendilerine ait olduğunun bildirilerek bu yerlerdeki panoların kaldırılmasının istendiğini, ayrıca davalı … de 50 adet reklam panosunu kaldırdığını, kullanamadığı bu reklam panolarının toplamının sözleşmedeki miktarın %46,50 oranına isabet edip, parasal değerinin ise 975.000 Dolar olduğunu, sözleşmenin kurulduğu tarihten reklam alanlarının kendisine teslim edildiği tarihe kadar geçen kullanılmayan zaman dilimi nedeniyle fazladan 450.000 Dolar … olduklarını, ayrıca kullanamadıkları 208 adet reklam … için de 150.000 dolar masraf yaptıklarını ileri sürerek, 2001-2002 dönemi kira bedelinden 975.000 doların tenzilini, bu tenzilin 3. yılın kira bedeline de uygulanmasını, reklam alanlarına peşin ödenen ve kullanılmayan süreye ilişkin 450.000 Dolar, kira bedelinin iadesi ile reklam alanları için sarf olunan 150.000 dolar olmak üzere toplam 600.000 Dolarlık zararlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş, bozmadan sonra açmış olduğu ve bu dosyayla birleştirilen 2002/596 E. sayılı davada ise, 4. dönem kirası olan 721.448,00 YTL’nin faizi ile birlikte tahsili için İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2002/3644 E. sayılı dosyası üzerinden başlatmış oldukları icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle “2001-2002 kira dönemindeki kira bedelinin %46,50 oranında 975.000 dolar olarak tenziline ve bu tenzilin 3. yıl kira bedeli için de … olmasına, ihtilaflı reklam alanlarının 2000-2001 kira dönemi için peşin ödenen ancak reklam amaçlı kullanılmayan süreye ilişkin kira bedeli olan 540.000.000.000 TL ve reklam alanları için sarf edilen 81.420.000.000 TL olmak üzere 621.420.000.000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına” ilişkin verilen ilk hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce diğer temyiz itirazları reddedilerek, “hükme dayanak alınan 14.6.2002 tarihli faturada 460 adet bilboardın imalat, montaj ve yerleştirme bedeli olarak 81.420.000.000 TL borç tahakkukunun yapılmış olduğu, davacının kullanmadığı toplam reklam panosunun ise 191 adet olması nedeniyle bu miktar reklam panosundan dolayı 460 adet reklam panosuna ilişkin olarak düzenlenen faturanın esas alınmasının mümkün olmadığı, davacının kullanamadığı 191 adet reklam … için yapılan masrafların, 14.6.2002 tarihli fatura da esas alınmak suretiyle belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, “2001-2002 kira dönemindeki kira bedelinin 975.000 dolar olarak tenziline ve bu tenzilin 3. yıl kira bedeli için de … olmasına” ilişkin hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 2000-2001 yılı için peşin ödenen ancak reklam amaçlı olarak kullanılamayan süreye ilişkin kira bedeli olan 540.000,00 YTL’nin, dava tarihinden sonra davalı … tarafından başlatılan İzmir 5. İcra Müdürlüğüne ait 2002/3644 E. sayılı dosyasındaki alacağa mahsup edilmiş olması nedeniyle, bu konudaki alacak yönünden dava konusuz kaldığından 540.000,00 YTL’lik alacakla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ancak dava açılmasına neden olunduğundan, anılan miktara, dava tarihi 12.7.2001 tarihinden, icra takip tarihi olan 25.4.2002 tarihine kadar yürütülecek, T.C. … Bankasının kısa vadeli işlemlere uyguladığı kademeli oranda reeskont faizinin davalıdan tahsiline, reklam alanları için sarf edilen masraflar yönünden davanın kısmen kabulü ile 33.807,00 YTL’nin dava tarihi 12.7.2001 tarihinden itibaren … Bankasının 2008/5353-13203
kısa vadeli kredili işlemlere uyguladığı kademeli oranda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu konudaki fazlaya ilişkin işlemin reddine, birleştirilen 2002/596 sayılı davada ise, davanın kısmen kabulüne, davacı-karşı davalı … tarafından İzmir 5. İcra Müdürlüğüne ait 2002/3644 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline, 721.448,00 YTL asıl alacak, 33.455,00 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 754.903,00 YTL üzerinden, asıl alacağa takipten itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin ve inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı şirketin tüm, davalı-karşı davacı … ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemize ait bozma ilamında, davacının “Karayolları İdaresince kullandırılmayan panolar ile davalı belediyece kaldırılan panolar için yapmış olduğu 150.000 dolarlık masraf talebi” yönünden, “davacının kullanamadığı toplam reklam panosunun 191 adet olmasına rağmen, 460 adet reklam panosuna ilişkin olarak düzenlenen 14.6.2002 tarihli faturanın esas alınmasının mümkün olmadığı” belirtilerek, söz konusu fatura da esas alınmak suretiye, davacının sadece kullanamadığı 191 adet reklam … için yapmış olduğu masraf miktarının belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Bozma sonrasında bilirkişi tarafından verilen raporda, 460 adet panoya ait olduğu kabul edilen 14.6.2002 tarihli fatura bedeli, … sayısına bölünmek suretiyle, her bir … için yapılan masraf bedeli tespit edilmiş, bulunan bu miktar da, 191 adet … sayısı ile çarpılarak, tahsili gereken miktar belirlenmiştir. Oysa ki İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2001/206-123 Değişik … sayılı tespit dosyasına verilmiş olan bilirkişi raporu ve yargılama sırasında alınan 10.9.2007 havale tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, söz konusu bu panoların ebatlarının birbirinden farklı olduğu, dolayısıyla bunlara yapılacak giderlerin de birbirinden farklı olacağı anlaşılmaktadır. Bu nedenle panolara yapılan masrafların, ebatlarına göre ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, tüm panoların aynı ebatlarda olması halinde doğru sonuç vermesi mümkün olan, birim panoya isabet eden masraf miktarına göre yapılan hesap şekli ve bu hesaba göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve 2008/5353-13203
alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gereklidir. Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, itirazın iptali davasında kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı … yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı şirketin tüm, davalı-karşı davacı … ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ne (3) no’lu bentler gereğince temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı-karşı davacı … yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 30.559 YTL kalan harcın davacı-karşı davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 10.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.