YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5357
KARAR NO : 2008/11983
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile Belediye bünyesindeki huzurevi, kreş, aşevi v.s.nin işletilmesini 24.8.1998 tarihli protokol ile devir alıp, tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak protokolün 3. ve 4. maddesi gereğince davalının yükümlülüğünde bulunan, tüm iaşe giderleri, elektrik, su v.s. giderlerin 2002 yılı Ağustos ayından itibaren kendilerinin karşıladığını ileri sürerek, bu zararlara karşılık şimdilik 6.000 YTL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile yapılan protokolün 31.10.2002 tarihli Encümen kararı ile sözleşmeye uygun işletilmediğinden feshedildiğini, ve 3.3.2006 tarihinde davacıya bildirildiğini, bu nedenle sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının taahhüdünün eksik borç niteliğinde olduğundan dava konusu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından alınan 24.8.1998 tarihli Encümen kararı gereğince taraflar arasında yapılan iki ayrı protokol ile kreş ve gündüz bakımevi ile huzurevi ve aşevinin işletilmesinin davacı Vakıf tarafından yapılacağının kararlaştırılmasından sonra, devamı maddelerinde taraflara yüklenen yükümlülüklerin açıklandığı özellikle, 3. ve 4. maddelerinde, sosyal tesislerin iaşesi ile elektrik,, su, yakıt, telefon giderlerinin davalı … tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığı, anlaşılmaktadır. Davacı protokolün 3. ve 4. maddeleri gereğince davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki protokol tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde olup, sözleşme ile taraflara yüklenen edimlerin niteliği gözetildiğinde davalının taahhüt ettiği edimlerin eksik borç olarak kabulüne olanak yoktur. Bu nedenle, davacı talebi üzerinde durularak tarafların yükümlülüklerine ilişkin tüm delilleri sorularak davacının talep edebileceği tutar varsa belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.