Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5365 E. 2008/13919 K. 21.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5365
KARAR NO : 2008/13919
KARAR TARİHİ : 21.11.2008

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan … araçlar Ltd. Şirketinden 26.12.2005 tarihinde satın aldığı, diğer davalının da üreticisi olduğu … aracın kullanılmasından kısa bir süre sonra arka tarafından özellikle parke ve stabilize yollarda ses geldiğini, 16.2.2006 tarihinde başvurduğu satıcının yetkili servisince arka amortisörlerin değiştirildiğini, ancak arızanın giderilmediğini, 29.11.2006 tarihinde başka yetkili servisçe arka sağ amortisörün değiştirildiğini, ancak yine ses gelmeye devam ettiği gibi, direksiyon kutusu ve ön panellerden de ses gelmeye başladığını, 8.1.2007 ve 19.1.2007 tarihlerinde satıcı şirketin servisine başvurmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığını, üretici olan diğer davalıya yaptığı başvurularında sonuçsuz kaldığını, kendisine ayıplı araç satıldığının belirlenip, ayıpsız misli ile değiştirilmesine, olmazsa değer kaybının tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı iddialarının doğru olmadığını, aracın ayıpsız olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece bilirkişi raporu ile aracın ayıplı olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, satın aldığı aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayanarak davasını açmıştır. Aracın 26.12.2005 tarihinde satın alındığı, 16.2.2006, 29.11.2006, 8.1.2007,
2008/5365-13919
19.1.2007 tarihlerinde aynı şikayetlerle servise başvurduğu, ilk iki başvuru sonucu parça değiştiği hususu, diğer ikisinde ise herhangi bir işlem yapılmadığı dosya kapsamı ile sabit ve taraflar arasında da çekişmesizdir. Mahkemece taraf delilleri toplanılarak araç üzerinden keşifte yapılarak alınan üç kişilik bilirkişi raporunda araçta iki kez amortisör değiştirildiği, diğer iki müracaatta herhangi bir işlem yapılmadığı, araçta parça değişimi nedeniyle değer kaybı olmadığı, halen araçta herhangi bir ses ve arıza bulunmadığı belirtilmiş, ek bilirkişi raporunda aynı husular belirtilmiştir.
Davacı, bilirkişilerin asıl ve ek raporlarına ısrarla itiraz ederek, arıza ve ses gelmenin devam ettiğini bildirmiştir. Mahkemece rapor yeterli görülüp davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı temyiz dilekçesi ile aynı şikayetlerin devam ettiğini ve aracın ayıplı olduğunu bildirip, 31.7.2008 tarihli layiha ile araçtaki şikayetlerin amortisör yataklama burçlarının hatalı üretilmesinden kaynaklandığını, davalı satıcının servisinde burçların 25.6.2008 tarihinde değiştirildiğini, dolayısı ile aracın ayıplı olduğunun belirlendiğini belirterek, 25.8.2008 tarihli … emri kabul formu ile üretici firmaya ait, aracın bozuk yollarda arka kısımdan amortisör sesine benzer takırtı seslerinin nereden kaynaklandığı ve nasıl tamiri gerektiğine dair resimli belge fotokopilerini ibraz etmiştir. Davacının ibraz ettiği belgelerden, aracın amortisör burçlarının hatalı olarak imal edildiği, şikayetlerin buradan kaynaklandığı, aracın gizli ayıplı olduğu, davalılarca bu ayıpların süresinde giderilmediği, bilahare firmaca bunun fark edilerek servislere bu durum ve nasıl tamir edileceği hususlarının bildirildiği ve bu doğrultuda araçtaki ayıbın 25.8.2008 tarihinde giderildiği, dolayısı ile ayıplı imalatın kabul edildiği sonucuna varılmaktadır. Öyle olunca mahkemece davacının ibraz ettiği belgelerin sıhhatı araştırılarak, doğru olduğu belirlendiğinde aracın gizli ayıplı olarak imal edildiği dava açıldığı tarihe kadarda giderilemediği, dolayısı ile 4077 sayılı kanunun 13/4. maddesindeki şartların gerçekleştiği kabul edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 21.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.