Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5368 E. 2008/11938 K. 16.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5368
KARAR NO : 2008/11938
KARAR TARİHİ : 16.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ilaç şirketinden satın aldığı tıbbi malzemenin sonradan tespit edilen rayiç fiyatlarla arasında oluşan fiyat farkının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacıya verdiği taahhütname uyarınca yeniden protokol akdedilmesi halinde o protokol fiyatları ile fark oluşması halinde bu farkın ödenmesini taahhüt ettiğini ancak daha sonra protokol yapılmadığından fiyat farkıda oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum ilaç ve tıbbi malzeme temini ile ilgili olarak yaptığı tüm protokolleri iptal ederek tıbbi malzemeler konusunda geçmişe dönük olarak fiyat tesbiti yoluna gitmiş, tıbbi malzeme ve ilaç satın alırken taahhütname alarak, satın alınan tıbbi malzeme ve ilaç bedelleri ile ileride protokol yapılması halinde oluşacak protokol fiyatları arasındaki farkın tahsil edileceği kararlaştırılmıştır.Mahkemece taraflar arasında malzeme satışından sonra protokol yapılmadığından fiyat farkı oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında düzenlenen 2.7.1998 tarihli taahhütname içeriğine göre ……..protokol akdedilmemesi durumunda ise,ünitelerinize fatura edilen malzeme birim fiyatları ile Kurumunuzca tesbit edilecek raiç bedel arasında,Kurumunuz aleyhine tarafımıza yapılan ödeme tutarı (KDV hariç) nın o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda,aradaki döviz bazındaki farkının tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak defaten ödeneceği kabul
ve taahhüt edilmiştir. Hukukumuzda kural olarak akit serbestisi vardır. Taraflar kanuna, ahlaka ve adaba, kamu intizamına aykırı olmadıkça her konuda sözleşme yapabilirler.(BK 19-20) Bu bağlamda taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa bırakabilirler. Böyle bir kararlaştırma tarafları bağlar. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme hakkının MK 2.maddesine uygun olarak iyi niyet kuralları içinde keyfilikten kaçınarak kullanılmalıdır. Bu hak kullanıldığında aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı hakim tarafından denetlenmelidir. Hal böyle olunca davacının hangi tıbbi malzemeleri kendilerine rayiç fiyatın üstünde bir fiyatla satıldığı açıklattırılmalı, sonrada satışa konu tıbbi malzemelerin satış tarihi itibarı ile rayiç bedelden fazla olup olmadığı fazla ise rayiç fiyatın ne kadar olması gerektiği hakkında yeniden oluşturulan dava konusu tıbbi malzeme konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.