YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5428
KARAR NO : 2008/8802
KARAR TARİHİ : 24.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, fazla hakların saklı tutulmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatif yetkililerinin 1996 ve 1997 yıllarında istihkaklarını alırken bir kısım usulsüzlükler yaptıklarını ve kurumdan 5.538.800.000 TL fazladan para tahsil ettiklerini bu paranın 795.730.000 TL’lik kısmından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu miktarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 17.11.2004 gününde verdiği ıslah dilekçesi ile de idare zararının gerçekte 5.264.555.000 TL olduğunu,dava dilekçesinde sehven 795.730.000 TL istediklerini beyan edip, 5.264.555.000 TL’nın ödeme tarihinden itibaren tahsilini dilemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ıslah dilekçesi kabul edilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 2.124.55 YTL’nın fazla ödemenin yapıldığı 31.12.1997 tarihinden, 3.140,00 YTL’nın de 31.12.1998 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiş,.Dairemizce ,davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı bu nedenle ıslah talebinde bulunamayacağı , talep edilen 795.730.000 TL nın tahsiline karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş;mahkemece direnme kararı verilmiş,davalının temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu bu nedenle direnme kararının yerinde bulunduğu belirtilmiş ve davalının temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
2008/5428-8802
1-Dosyadaki yazılara,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşmiş cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 17.6.1999 gününde açtığı bu davasında 5.538.800.000 TL olan idare zararının 2.124.558.000 TL ve 2.344.270.000 TL lık kısmından dava dışı …,… ve…’nın , 264.242.000 TL lık kısmından N…. ’nın ve 10.000.000 TL kısmından da … ’nin sorumlu bulunduklarını,bu şahısların ceza mahkemesinde yargılandıklarını,ceza davalarına kendilerinin de müdahil olarak katıldıklarını ve az yukarıda açıklanan idare zararlarını ceza dosyalarında adı geçen şahıslardan talep ettiklerini,bakiye idare zararı olan 795.730.000 TL’dan da davalının sorumlu olduğunu belirterek talepte bulunmuştur. Davacının bu talebi kendisini ve mahkemeyi bağlar.Davacı,dava dilekçesinde az yukarıda açıklandığı şekilde her bir şahsın sorumlu olduğu miktarı tek tek göstermek ve sınırlandırmak suretiyle talepte bulunduktan sonra daha sonradan davasını ıslah etmek suretiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğundan bahisle dava dışı şahısların sorumlu oldukları miktarı da davalıdan isteyemez. dava dilekçesinde talep edilen 795.730.000 TL’nın tahsiline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ıslah dilekçesiyle artırılan miktar yönünden de davanın kabul edilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24,5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.