YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5646
KARAR NO : 2008/11836
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı …. Şti. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … ili … ilçesi … köyü sınırlarında bulunan taşınmazlarına ektiği buğday ürününün, davalı … Gübre Fabrikaları İmal Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret A.Ş ‘nin ürettiği ve bayii … Tarım İlaçları Ltd.Şti.‘den satın aldığı gübrenin TSE uygun olmadığından buğdayda verim kaybı olduğu zararının, delil tespiti ile belirlendiğini ileri sürerek zararına karşılık fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.600.000 YTL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ….Şti, hazır ürünü satan bayi olduğunu, ürünün TSE belgeli olduğunu bozuk ürün satmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalı … Gübre Fabrikaları İmal Pazarlama İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret A.Ş., duruşmalara katılmadığı gibi cevapda vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verimliş; hüküm,davalı ….Şti tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ….Şti’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davayı açarken yaptırdığı tespit sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak satın aldığı gübrenin TSE uygun olmaması nedeniyle tarlada ekili buğday ürürünün de verim kaybı olduğundan bahisle uğradığı zararın 30.856,85 YTL olduğunu bildirerek şimdilik 1.000,00 YTL’nin tahsili talebi ile eldeki davayı açmıştır. Davacının dayandığı tespit raporunda 964, 1040, 1049, 1107, 1157, 1158, 1179, 1196, 1202, 1321, 1348, 1351, 1352, 2935 nolu parsel sayılı taşınmazların ekili olmadığı 541 parselin ise tespit bilirkişi raporunda yer almadığı diğer taşınmazların ekili olduğu bildirilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece yaptırılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda ise tespit raporu ile ekilmeyen ve hesaba katılmayan taşınmazların tümü nazara alınarak hesaplama yapılmıştır.
Davacının kendi yatırdığı delil tesbiti sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna bir itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı dayandığı tespit bilirkişisi raporundaki veri ve değerlerle bağlı olup, bu veri ve değerlerin üzerine çıkılarak yapılan hesaplamalara göre karar verilemez. Hükme esas alınan 12.12.2006 tarihli … imzalı bilirkişi raporunda tespit bilirkişi raporuna, davacının itiraz etmediği için davalı lehine müktesep hak oluşturduğu gözetilmeksizin tespit bilirkişisinin raporunda ekili olmadığı belirtilen yerler için de hesaplama yapılması doğru değildir. HUMK 74.md gereğice “hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez”.Bu nedenle mahkemece talebin aşılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir .
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz eden davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı …. Şti. yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.