Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5840 E. 2008/12972 K. 04.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5840
KARAR NO : 2008/12972
KARAR TARİHİ : 04.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacağın tesbiti ve itirazın kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya muhtelif tarihlerde 5350 İsviçre Frangı borç para verip 30.04.2003 tarihli belgeyi aldığını, davalının borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borcu olmadığını, davacının dayandığı adi belgenin alacak borç ilişkisini ispatlamayacağını, yazılı delil başlangıcı sayılacağını ve davacının iddiasını başka delillerle de ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı karz akdine dayanarak itirazın iptalini istemiştir. Davacı alacağının senede bağlı olduğunu savunarak 30.04.2003 tarihli belgeyi sunmuştur. Davalı bu belgedeki imzayı inkar etmemiş, belgenin yazılı delil başlangıcı sayılabileceğini iddia etmiş ise de anılan belgede davalı davacıya borçlu olduğu miktar yazılarak “Ben …; … … borçluyum” ibaresi bulunmakta olup, belge borç ikrarını içeren adi senet hükmünde olup, davacının alacağının varlığını kanıtlamaktadır. Öyle olunca davalının borcu ödediğini isbat etmesi gerekir. Davacı vekilinin 16.11.2006 tarihli celsedeki beyanında, isbat külfetinin davalı tarafta olduğunu bildirip ayrıca yemin deliline dayandıklarını
2008/5840-12972
bildirmesi, diğer delillerden vazgeçip davalıya yemin teklif etmesi olarak değerlendirilemez. Davasını yazılı belge ile isbatlayan davacının, hakimin hatırlatması üzerine davalıya yemin teklif etmesi ve davalınında bunu kabul ederek eda etmesi sonuç doğurmaz. İsbat yükü kendisinde olan davalının senede bağlı borcunu ödediğini yasal delillerle ispat etmelidir. Kaldı ki, mahkemenin kabulünde olduğu gibi belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi halinde dahi davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlardır. Öyle ise mahkemece ispat külfetinin davalıda olduğu kabul edilerek davalıdan ödeme iddiası hakkındaki tüm delilleri sorulmalı, toplanmalı ve gerektiğinde davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu da hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.