YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5845
KARAR NO : 2008/12974
KARAR TARİHİ : 04.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, dava dışı … … aleyhine davalı tarafından başlatılan icra takibinde haciz sırasında icra kefili olup 10.000 YTL ödeme yaptıklarını, borç sebebini araştırınca, davalı ile asıl borçlu arasında geçersiz taşınmaz satışına ilişkin olarak satıcı … tarafından taşınmazın devrini sağlamak için 5000 Dolar alınarak 2500 Dolar da cezai şart olarak toplam 7500 Dolar bedelli senet verildiğini ve davalının bu senedi icra takibine koyduğunu öğrendiklerini, borçlu … tarafından tahsil edilen 5000 Doların icra dosyasında davalıya ödenen 10.000 YTL dan düşülerek bakiye 3.240,50 YTL nın davalıdan alınmasını, icra takibinin ve kefaletlerinin iptalini, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava dışı borçlu … …’den daire satın alıp bedelini peşin ödediğini, taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle … tarafından verilen senet ile icra takibi başlattığını, icra kefili olan borçlunun damadı ve kızının borca mahsuben ödeme yaptıklarını, sözleşmenin, senedin ve kefaletin geçerli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıların iptalini istedikleri satış sözleşmesinde taraf olmadıkları ve icra kefillikleri nedeniyle ödeme yaptıkları icra takibinin kesinleşen icra tetkik merci kararı ile iptal edilmesi nedeni ile bu taleplerinin konusuz kaldığı da gözetilerek menfi tespit ve 2008/5845-12974
kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, istirdat taleplerinin kabulü ile; 3.240.50 YTL nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, asıl borçlu ile davalı arasında imzalanan geçersiz sözleşmeye dayanılarak davalı tarafından başlatılan icra takibinde icra kefilliği nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ve asıl borçlunun borcu mahsup edilerek fazla ödemelerinin istirdadını istemişlerdir. Mahkemece verilen kararın mahiyetine göre davacıların haklı oldukları ve fazla ödemelerinin istirdadına karar verildiğine ve dava tarihi itibarıyla da derdest bir icra takibi bulunduğuna göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin 4. paragrafında yazılı bulunan “keza 1.093 YTL vekalet ücretinin de davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine” sözlerin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine “Dava açılmasına davalı sebep olduğundan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINAaşağıda dökümü yazılı 131.00 YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 4.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.