Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5941 E. 2008/12023 K. 20.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5941
KARAR NO : 2008/12023
KARAR TARİHİ : 20.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı arsa sahibi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan davalı yükleniciden, harici sözleşme ile kaba inşaat halinde daire satın aldığını daha sonra davalının işleri yarım bıraktığını, arsa sahiplerinin açtığı dava sonuçu yüklenici ile aralarındaki sözleşmenin fesh edilip, kesinleştiğini, konut tesliminin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, 13.5.1998 tarihli sözleşme gereği davalıya ödenen 10.600 DM karşılığı 9.487.000.000 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı yüklenicinin, dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince payına düşen bir daireyi davacıya satmış olması o sözleşmeden doğan alacağının temliki niteliğindedir. B.K. 163. maddesi hükmü uyarınca alacağın temliki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması yeterlidir. Taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi olduğuna göre, bu satışın geçerli olduğunun kabulü zorunlu olup, davacı ile davalılar arasında konut satışına ilişkin 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.