YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6426
KARAR NO : 2008/13392
KARAR TARİHİ : 11.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kira bedelinin tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti kendisine ait bulunan taşınmazını 1.5.2002 tarihli sözleşme ile aylık 911.015.000 TL bedelle ve bir yıl süre davalıya kiraya verdiğini, kira bedelinin çok düşük kaldığını ileri sürerek aylık kiranın 2.000.000.000 TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak aylık kiranın tespitine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir
Davacı, kiraya verdiği taşınmazın kira bedelinin piyasa raicine göre çok düşük kaldığından bahisle talepte bulunmuş ve davalı olarakta “…müdürlüğü”nü göstermiştir. 3533 sayılı yasa’nın 4 maddesinde “katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, … bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya … idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi hakimi tarafından mecburi hakem sıfatıyle çözümlenir” yazılıdır. Açıklanan bu Yasa maddesi hükmü karşısında Davacı … İdaresi ile Davalı posta İşletmeleri arasındaki uyuşmazlığın mecburi hakemde çözümlenmesi zorunludur. Nitekim davacı dava dilekçesinde davaya hakem sıfatıyla bakılması gereğine vurgu yapmıştır. Hal böyle olunca Davaya bakan mahkeme hakimi kıdemli hakim ise bir ara kararı ile davaya hakem sıfatıyla baktığını
2008/6426-13392
belirtmek suretiyle işin esasını incelemeli, aksi halde görevsizlik kararı vermek suretiyle yüksek dereceli hukuk mahkemesine dava dosyasını göndermelidir. Diğer taraftan yine 3533 sayılı Yasa hükümlerine göre hakemde bakılan bu tür davalar yönünden Yargıtay’a temyiz yoluna başvurma olanağı bulunmayıp, kararı veren hakeme süresi içerisinde itirazda bulunulabileceğinden nihai kararla itirazı kabil olmak üzere karar verilmek gerekir. Mahkemenin bu yönü de göz ardı etmek suretiyle Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2)Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 14,00 YTL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 13,10 YTL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.