YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6667
KARAR NO : 2008/13843
KARAR TARİHİ : 20.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalıya bağlı tıp fakültesinin genel temizlik işini yapmak üzere 18.5.1998 tarihinde davacı … şirketi ile sözleşme yapıldığını, devamında da diğer birimlerin ve takip eden yıllara ilişkin olmak üzere 7 adet daha sözleşme yapıldığını, 1.3.2002-31.1.2003 dönemi için de davalı ile şirketlerinin ortak girişimi arasında, en son olarak da 1.2.2003 tarihinden dava tarihine kadar davacı … şirketi ile sözleşme yapıldığını, sözleşmelerin yürürlükte olduğu dönemlerde asgari ücretin dışında sigorta primine esas taban aylığının yasa ile artırılması nedeni ile her işçi için fazladan pirim ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, ssk primine esas taban aylığı artışından doğan prim farklarından dolayı fazladan ödediği şimdilik 7.300 YTL.nın davacı … şirketine, 17.700 YTL.nın de davacı … şirketine faizi ile ödetilmesini istemişler, ıslah ile de bakiye 326.090 YTL.nın faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı … şirketi için 72.713 YTL., davalı … şirketi için 156.100 YTL. ortak girişim için 50.732 YTL.nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
2008/6667-13843
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı ile davacı ortak girişim arasında imzalanan 5.3.2002 tarihli sözleşmenin 13. maddesinde, “….. ayrıca 506 sayılı SSK’na göre alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasında, esas alınacak gösterge ve üst gösterge tablolarının değiştirilmesi nedeni ile prime esas aylık alt sınırının artması halinde prim farklarının işverence ödenmesi mümkün değildir. “ düzenlemesi getirilmiştir. Anayasamızın 48 maddesi ve BK. 19 maddesinde düzenlenen akit serbestisi gereğince, yasada belirlenen sınırlamalar içinde kalmak … ile taraflar istedikleri konularda, istediği koşullarda sözleşme yapabilirler. Bu sözleşme koşulları tarafları bağlar. Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen sözleşme hükmü de tarafları bağlayıcıdır. Kural olarak davacı sözleşmenin bu hükmü karşısında sigorta prim farkı adı altında talepte bulunamaz.
Ne var ki 31.12.2002 tarihli resmi gazetede yayınlanan 4734 sayılı Kamu ihale Kanununa göre İhalesi yapılacak olan Hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı talebinde uygulanacak esaslara dair Bakanlar kurulu Kararnamesinin 8.maddesi “… İhale konusu Hizmetin gerçekleştirilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa Tabi Personelleri Sayısı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla Asgari Ücret tespit komisyonlarınca ihale tarihinde tarım dışında ve 16 yaşından büyük işçiler için belirlenmiş olan asgari ücretin artması halinde, eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark, ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken Sosyal Sigorta primleri ile sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan fark ve bu farklara ait işsizlik ödeneği bu esasların 7. Maddesi uygulanmaksızın yükleniciye ödenir” hükmünü getirmiştir. Kararnamenin bu hükmü karşısında davacı Sosyal sigorta pirimi ile sigorta primi alt sınırı artışından kaynaklanan farkı talep edebilir. Ne var ki kararnamenin bu hükmünün ancak 31.12.2002 tarihinden sonraki dönem için uygulanması gerekir. Bu nedenle anılan sözleşmenin bu tarihten öncesine ilişkin olmak üzere farkın verilmesi mümkün değildir. Mahkemece, anılan sözleşme açısından mezkur kararname yürürlüğü girmeden önceki dönem için de prim farkı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Borçlar Kanununun 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyle mütemerrit olur. Davacı davadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat 2008/6667-13843
etmemiştir. Bu nedenle kabul edilen alacak kalemleri açısından dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken ödeme tarihinden itibaren faiz uygulaması da yanlış olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.